İsimsiz

Cımbızla çektiğim fikir yolları,

Kıymık batmış elime beynim acır.

Pembe delikanlı kendi sularında yüzmeye alışmıştır, rengini de belli eder, geçerken iz de bırakır, ya rengi belli olmayan delikanlı bozuntuları?..

Koştuğun bir caddede çantanı yitirdin, ayakkabılarını çaldırdın yalınayak ve beş parasızsın, sen olsan o durumda ne yaparsın? Çalışır mısın; kim alır seni o halde işe… Dilenirsin; kim verir sana o haldeyken para… Uzak bir yer düşmüş payına. Çıkacağın fikri sabit bu yolun geri dönüşü yokmuş, az gidip uz gidip dere tepe düz gidip kıvrılmadan kaytarmadan gezineceksin koyuncuğum! Sadece kırpılacaksın ve başkalarıyla aynı şeye güleceksin, aynı şeylere ağlayacaksın, aynı şeylere başını sallayıp aynı parayı alacaksın.

Şeş peş zarlar elde patlar, kavurur etini kızgın sac üstünde bir kadın, ona da gülersin, tadını beğensin yeter ki. Biliyorum bir gün bir salıncak ayağına tutunacaksın, bir çocuk üstüne düşecek, ezecekler yeşilliklerini, sarardığında işe yaramayacaksın, zaman da gülecek o zaman sana.

Yabani bir gül topluluğu arasında açmaya çalışmak kadar rengini de onlardan almadığını göstermek için baş gösterdiğinde havaya doğru her seferinde aralarına çekip bizdensin dediklerinde, bahçeden geçenlerin seni fark etmesi imkansız mı? İçlerinde uyumlu bir o kadar da kavgacı bu takım bir kargaşadan ibaret patron öldüğünde.

Pembe bir delikanlıdan bahsetmiştim, korkak biri değil o, belki de en cesuru aramızdakilerin. Kusturan sevgisi içimde hasrete dönüşen, haber yok senden. Her şeyin gidişine sahne oluyor gözlerim bu aralar, kuş cıvıltısı gibi anlamsız konuşmalar. İliklerine kadar ıslanan bir sen değilsin, kılıfsız duran her şey ıslanıyor. “Bu tezgahı kurduysam ben, senin için kurdum” nasıl bir cümledir sıcaklığından yakan… İşte pembenin kurduğu tezgahı bilmek için kafasını karıştırmış bir delikanlı bu. Varlığın koyu rengine sarılan, kendini içinde arayan, kısalan bir afiş içine saklanmaya çalışıp sallanan ufak bir kalp.

Girilemez yazısının altındaki yasak bir mahzen;

Kopkoyu olmuş için sigaranın öksürmesinden

Acılaşmaya başlamış tadı ayrılıkların, beklemesi huylandırır adamı

Ilık bir eylüle elveda diyen ufak bir dildi o suyundan yalan çaldığım…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir