Gece Ve Gündüz

Güneş batacak yine ve gökyüzü renk değiştirip karanlıklara bürünecek. Bulutlar ise yerini yıldızlara bırakıp başka diyarlara gidecek. Bu durumda rutin bir gün daha son bulmuş olacak.

İki farklı dünya yaşıyoruz geçen her günde. Kimimiz farkında, kimimiz… Gece ve gündüz birbirine zıt iki kardeş gibi.

Gece ve gündüz birbirini hiç sevmezlermiş ve sürekli bir kavga içindelermiş.

Gündüz güneşle dost iken, gece düşman imiş.

Güneş yüzünü gösterdiğinde gündüz gözlerini açarmış ve gece tam tersini yapmak zorunda kalıp çekip gidermiş.

Gündüz bir çok canlıya kucak açar ve onların dalmış oldukları derin uykudan uyanmalarını sağlarmış.

Güneş dostunu hiç yalnız bırakmaz ve çorbada benim de tuzum olsun misali bütün canlıları yaydığı ışıklarla soğuktan korurmuş.

Güneş bazen fazla ışık yayar ve bütün canlıları sıcaktan bunaltırmış. Bu durumu farkeden rüzgar hemen devreye girer ve dengeyi sağlarmış.

Gökyüzünün maviliğinde uçuşan bulutlar ise hüngür hüngür ağlayıp yeryüzünü ıslatırlarmış.

Yağmur sularını alan toprak ise ortalığa o mis kokusunu hemen yayarmış.

Toprak altında filizlenen tohumlar ise kabuğundan sıyrılıp yeryüzüne cıkarlarmış.

Gündüz yeryüzünün yeşili ve gökyüzünün mavisiyle göğsünü gere gere dolaşıp dururmuş.

Gece ve gündüz birbirine iki zıt kardeş gibi.

Gece yıldızlarla sıkı bir dostluk içindeymiş.

Yıldızlar gecenin karanlığında farkedilen ve Ay ile birlikte gecenin karanlığını bozan tek ışık kaynaklarıymış.

Ay yerinde durmaz ve daima bir çember çizip dolaşırmış.

Yıldızlar ise yaramazlıklar yapıp bazen bulundukları yerden kayarlarmış.

Gece tüm canlıları kanatları altına alıp onların derin bir uykuya dalmalarını sağlarmış.

Gece sessizliğe bürünüp yukarıdan aşağıyı izlermiş.

Bu sükuneti bozan tek şey ise korku dolu anların yaşanmasına sebep olan yaramaz şimşeklermiş.

Gece bürünmüs olduğu karalarla etrafa korku salarmış. Bu yüzden olacaktı ki gece kendini bu dünyanın hakimi sanarmış.

Gece ve gündüz iki zıt kardeş gibiymiş fakat birbirlerini çok severlermiş.

Bu sevgiden olacaktı ki iki farklı bölüme ayrılıp tüm zamanı aralarında paylaşmışlardı.

Gece ve gündüz her daim birbirlerini takip ederlermiş.

Gündüz kaçarken gece kovalar, gece kaçarken gündüz kovalarmış.

En başından beri bu durum böyle imiş ve bu durumdan hiç biri şikayet etmezmiş.

Gece ve gündüz sürekli birbirini kovalarlarmıs fakat hiç bir zaman kavuşamazlarmış.

Onlar da bilirler ki kavuşmak onlar için bir sonmuş.

moerath thas

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir