B-oyunlar

Düzmece oyunlar… yalın ayak bastığım yerler , sırılsıklam olduğum yerler… köşe başında yarım kalmış bir hayat, türlü türlü düşünceler…

Onca insan ve onca düşünce içinde bir sessiz ben. Ne garip bir nefes ve şafakta unutulmuş titrek iki el.

Ne zanneder bu insanlar kendilerini. Onca derdi yükleyip giden bir amele mi, yoksa günah keçisimi.Off ne yapsam yine aynı sesler ,yürüyüşler hadi artık oyun bitti deme vakti.

Uyanın artık bu bir rüya sen melek değilsin,hey çocuk sen baba olmadın, sen paşa değilsin ,sen sadece sıradan bir insansın göremiormusunuz bunu.

Dedim ya düzmece oyunlar. Hayatın elinde tutmaktan sıkıldım artık ne yana gitsem eskiye sitemim olan bir göz unutmuşum,ne yana gitsem  eskiye inat attığım adımların hesaplarını unutmuşum

vebali  benim değil ,günaşırı yorgunluğun tek nedeni sizlersiniz.Her adımınızda içinizde unuttuğunuz gülüşleriniz, insanlara gülerken bile farkında olmadan acımsı bir tebessüm,farkında olmadan gözlerinizden dökülen yaşlar ve siz bu yaşlara hep türlü türlü bahaneler buldunuz.Gün geldi toz kaçtı dediniz,gün geldi yorgunluk dediniz ama hiç farkında bile değildiniz bu yaşlar zamanında unuttuğunuz acılarınız.Sizin küstüğünüz ve korkudan unutmak istediğiniz acılar.Üzerine gitmektense kendinizden uzaklaşması için küfür ettiğiniz acılarınız belkide beklemediğiniz beklentiniz.

Ne desem,ne yazssam ne çizsem bilmiyorum ki…Osya Çocuklukta saklı tüm yaşantılar, avucunuza sığmayan kumları ceplerinize sığdırdığınız çocukluğunuz.Üstünüz kirlenince  o kirlenmişliğin tadı.. bunların hepsi çocukluğunuzda saklı ve bazen içinizden haykırmak geliyor,bazen kalkıp  misket oynamak,bazen çamurlar içinde eve dönmek ama nedense o çocukluğunzda yokki artık.. Büyüdük biz be büyüdük kime bu isyan kime bu nefret..Yarın toprak olduğunuzda üzerine atılan her çiçek solup gitsin mi istiyorsunuz…

Dur be adam. Dur orda. Ver elini bana bak bakalım görebiliyormusun kırışıklığı,avucundaki bu kırışıklık yıllarca senin için calıştı,Hey sen bak bakalım kendi yüzüne görebiliormusun o kırışıklığı  bu yüz yıllarca senin için direndi bu hayata.. Kimin umrundaydı ki ? Kimsenin belkide.Gün gelince 50-60 başlayınca o ölüm korkusu ve gidişe hazırlık telaşı işte o an yürüdüğünüz her adımdan bıktınız değil mi…Geçmesin bu zaman diyecek nefesiniz bile yarım yamalak.

Peki ozaman sana bir şans daha ; Artık kale arkasında top toplamayacaksın seni Hakem yapıyorum. Kendi oyununu kendin yönet.

Hayatından biran bile olsun nefret edecek şeyleri yapma sırası sende.

“Otistiq”

canım konuşmak istiyormuş…

  bütün yok oluşlara ithafen  oluşturuyorum her bir kelimemi…

Söylenmesi gerekenler  urgan olmuş sıkarken gırtlağımı, sadece susmak ile yetiniyorum.

konuşacak bir şey yok, konuşacak pek çok şey var…

ve  

içimde tanrılar dans etse neye yarar, sen benim raksıma kapılmadıkdan sonra…

lütfen susun, canım konuşmak istiyormuş…

Paradoks

Koştuğun için düşmekten çok ,düşmek için koşmak,
belki de bir başka adıdır  yazmak eyleminin.

Koşmak için kalemi elime aldığım ilk anda düştüğümü farkettiğimde…
Sonra
Ne olduğunu izah etmeye çalışırken kayar bir yıldız daha
Anlamsız cümleler birbirini izler konu bu olunca
Bir rüya görürüm içinde sen ve ben olmayan
Ulaşmak adına dağları delmekten veya,çölleri aşmaktan daha kolay gelir yalan söylemek
Arzular yoluma engel olur.(yanlış anlaşılmasın)aklımadan geçen değil bir bedeni kiralamak..
Yine Şeytan serer önüme kırmızı halılarını.Verdiğim sözler nerdesiniz?
Kaçışlar varken kaçtım şimdi bedel zamanı.

“Günah işlemenin tek yolu onu kabullenmektir “
Oysa en başından hazırdım yanmaya laf olsun diye kaçtım

Adım ebediyen unutulur, yok yazar  fişe hayat umrumdaymışcasına

Tanrım inancımı mı yokluyorsun?

“h4cky0u”

Gel

Neydi Seni bana getiren şey Aşk mı yoksa ufak bir Heves mi? Neydi acaba aynı acıları yeniden yaşamamın sebebi.Neydi bende aradığın şey?

Gitmiştin benden bir kere ve şimdi gelmek istiyorsun.Ben yokken başkalarından arayıpta bulamadıgını tekrar bendemi ariyacaksın?Peki sana soruyorum “ela gözlüm” sen zaten daha önce bende aramadın mı o “başkalarından arayıpta bulamadığın şeyi” ve bulamayıpta gitmedinmi sen? Peki neyi gözden kaçırmıştında şimdi yeniden aramaya geliyorsun?

Açıkcası korkuyorum gelmenden..Geldikten sonra gitmenden.Açıkcası korkuyorum sensiz geçen gecelerimde çektiğim acıları yeniden çekmekten.Açıkcası korkuyorum o gecelerde gördüğüm rüyaları yeniden görmekten.Rüya diyorum işte ne kadar da yazım kurallarına aykırı olsada.Şimdi ise sana seslenıyorum..Gelmee!!..3 gün sonra bırakıcaksan beni sensiz buralarda yüzüstü tek başıma, gelme istemem.Eğer gideceksen geri aldırtma hem gururumu hem onurumu,ayaklar altına.Aslında gel diyorum sana.Beni bir başıma bırakmicaksan gel artık.Birsin acılarım..
“HeadBangeR”

Neden?

hani bir sen vardın içimde!!  hani bir sen vardın ya bana, seni seviyorum diyordun.Seviyormuydun peki ?
Peki nasıl olduda inandım sana ,senin bana sevgine senin beni sevdiğine ve senin yalanlarına..
Nasıl Seviyordun sen ? Bumuydu peki senin sevgin? Sevdirip kaçmakmıydı? Seviyordun neden gittin?
Sevmek ,sevdiğini yüz üstü bırakmakmıydı? bunları söyle bana..Peki sevmıyordun neden bana yalan söyledin.?
tanrı bana neden böyle bir ceza verdi ki bunuda anlamadım..
bu soruda sana tanrım..Bana yalanlarla yüklü insanları bağışladın peki neden yalan sevgilerle donattın ? Peki niye bendim..

Sahte İnsanlar sahte sevgiler sahte gülücükler..neden peki..neden..
“HeadBanger”

hem zaten maç iptal …

Boğar mısın hayallerimi

Ölmek istiyorum

Hayallerim olmadan ben bir ölüyüm

 

Gölün kenarındaki soğuk evime bırak beni

Götür etrafımdaki sesleri

Evim benim yalnızlığımdır

 

Kes şu savaşı

Kan lekeli şu gömlekleri at denize

O temizler

 

Öldür beni bırak evime

Ver yalnızlığımı

Çıkart hayatımdan

  

Bugün Pazar

Kent tatilde

Bugün Pazar

Yorgunluğunu atmaya uzanmış tüm sokaklar

Bugün Pazar

Dokunmayın sessizliğine arabalar

 

Bugün pazar

Saatler dalmış uzaklara

Yorulmuş güneş

Susmuş yağmurlar

Bugün Pazar

 

Bugün Pazar

Dağılmış uzaklar

Yaralı insanlar

Bugün Pazar ve kalıntılar

 

 

 

Yoğun yağmur nedeniyle

Maç iptal…

Hadi evimize gidelim

Neler düşünüyorsun anlamıyorum

Neden bu yalan gülümseme

Yaşamaya başlayalım artık

Birer birer

Bugün ilk günü

Kalan hayatımızın

 

Yağmur sürüyor şimdi

İnsanlar büyüyor

Ölenler de var

Değişkenlik içinde hayatlar

 

Susuyorsun

Neden peki

Kalabalığı geçtik artık

Sarıl hadi

 

Eriyorum yavaş yavaş

Görmüyorsun

Ama fark etmez hem zaten

Maç iptal…

“Ve” Sen

Tek perdelik bir oyundu bu.Devamının özlemiyle
acıyorken neleri kaybettiğiminde farkında değilim şimdi.
Şair diyorya “biraz sonra,sonra olacak” ve oldu.
Yine en olmadık dilimindeyiz zamanın ve yine
sana attığım her adımda bin adım uzaklaşıyorum kendimden.
Ve bakmıyorum yüzüne belki göz göze geliriz diye.
Gitmem gerekiyor salt kendi suçum(!) olduğu için bu ayrılığın.
Teslim etmelimiyim senden kalan son birkaç anıyıda bilmiyorum.
ve gitikçe daha çok üşüyorum
Sahi sen  üzülmüyor musun benim üçte birim kadar?
Düşündürüyorken beni, cümlelerin içinde defalarca geçen
“ve”  bağlacları bile.Hiç bitmesin hep devam etsin istediğimdendir
belki de “ve”leri böyle çok kullanışım.
Oysa senin bana dair cümlelerin de hep “ama” lar olurdu.
Isınamadım  içinde “ama” geçen cümlelere sahi farkettin mi?
Ben hiç “ama” ları kullanmam.

Sen gidiyorsun ben tekbaşıma kalıyorum.
Bilir misinTekbaşınalığın da yan etkileri vardır.Mesela:
tek kişi oynar hep rus ruletini.
Farklı olarak emin değilsindir kursunun denk gelmesi
şans mıdır yoksa şanssızlık mı?
Sonra derin bir sessizlik olur içinde sağında ve solunda melekler olduğu gelir aklına.
Acaba sana baktıkca ne görüyorlar?
Tanrım izin verseydin iki kelime kosusacaklardı benimle eminim…
Artık halim de kalmadı sorgulamaya,sorgulanmaya

Tanrım bu kadar acıyacağını bilseydi gider miydi?
Bakma bu paragraflara seni üzmek istediğimden değil
İçime sığmayışımdandır bu uzun cümlelerim.
Oysa ne çok isterdim sadece iki kelimeyle buraya seni özledim yazmayı…

” h4cky0u “

Amaçsız Cümleler..

Yok…Hayata Dair mutluluğa dair birşey yok..Geleceğe dair bi amaç yok..Yaşama karşı bi hamlem yok..[U]mutsuzum hayat zevk vermiyor..Allak bullak bir yaşam her gün aynı diyaloglar..”Nasılsın?” sorusuna aynı cevap..İçimdeki değişimi kaybettim her gün aklımda aynı şey ama modeli şekli farklı..Hayata 3-0 yeniğim..İstifa etmeyi düşünüyorum ama hala içimde ufacık bi yarın var.O yarın gerçek olur diye yaşama devam ediyorum..Ama günler geçtikçe imkansıza yürüdüğümü fark ediyorum..Bilemiyorum hayatıma yön veremiyorum..Çok büyük bir risk alıp kontrolü rüzgara bırakıyorum,nere giderse oraya nereye atarsa oraya..Okyanusta kaybolan inci gibi ama ben en değerli kolyede olmak için çaba harcamıyorum..Kendimi dalgalara bıraktım onlarda sürekli kayalara çarpıyor zedeliyor beni..Geçen her dakika dahada uzaklaştırıyor beni..İçimde paylaşmadığım paylaşamadığım şeyler var..Aslında yaşamıma dair bir bilginiz yok sadece kendi yazdıklarımı biliyorsunuz altında yatanlardan haberiniz yok..Çok defa paylaşmak istedim.Yazdım ama taslak olarak asla gönderemedim çünkü sizi ilgilendirmez..İlgilenmekte istemezsiniz..Hatta paylaştığım kişiyi sıktığımı hissettim artık onada yazmıyorum..Kimse sorunun varmı diye sormuyor çünkü sorunum yok, sorun başlı başına benim..Allak bullak bilinç altı yerine yerleştiremediğim şeyler…Mekan, yer, kişi var ama zaman, tarih ve kişilerin gerçekliği kesin değil..Ne garip değil mi? Bu garipliklerle yaşamak, hayal mi gerçek mi düşünmek, cevaplayamadan başka şeylerin gelmesi baş edemiyorum artık..Bu duruma aşk yuzunden geldim belki tekrar seversem eski ben olabilirim.Fakat aynı ilgiyi görememekten korkuyorum..Bu yüzden sadece sevmek, sürekli izleyip içimde biriktiriyorum derin bi denize dalan insan gibi içime çekiyorum ve tekrar yüzeye çıkana dek içimde tutuyorum onu..Nefesim oluyor bu garipliğin içinde ama ben yanımda olmasını isterdim..Yinede buna kızmıyorum gözlerimi kapatıp tekrar hayaller kuruyorum..Güzel ve sevgi dolu, güven ve aşk dolu hayaller ama başrol oynayan da hayal oluyor..Günler geçtikçe dibe vuruyorum..Sevmek, onu sürekli görmek ama asla “Merhaba..!” diyememek..Ne kadar kötü onun yokluğuna yine onun resimleriyle tutunmak..

Ama boş ver o duymasada haykır gökyüzüne…”Seni Seviyorum…!”

——————————–  ½ ——————————–

Uyuyamazken

Hep gidenlerin arkasından yas tutmak,sürekli keşkelere boğulmak zorundamıyız?
Veya yaşama hakkımızı sonuna kadar kullanmak zorundamıyız?Aslında hayata biz tutunmuyoruz…
Çevremiz bizi ayakta tutuyor.Ama bir zaman sonra çökmeye başlıyorsun ve hayatını bir şekilde başka bir ortama aktarıyorsun..
Ve senin için iyi sana göre güzel olan hayatı orda yaşıyorsun..
Bunu çevrene belli edince saçmaladığını deli olduğunu söylüyorlar fakat farkında değiller senin en mutlu kendi dünyanda olduğunun…
Hayaller sana aittir.Onları sen yönetirsin…Tek tek bina yapıp bir anda hepsini yıkabilirsin…
Gerçek Alemde ise o binalar hep üstüne yıkılır.Ne zaman bir enkazdan çıksan üstüne bir tane daha yıkılır.
Asla mutlu olamazsın.Enkazdan çıktığına sevinmeden daha büyüğünün altında kalırsın…
Yaşama isteğini kaybedersin..Hep birilerine tutunmaya çalışırsın ama o birileri sana izin vermez.
Ve o andan itibaren gerçeklerden kaçarsın ver korkak asosyal bir cisim olursun…

Yine bir gece yazdım….

” Mr_Dark “