Cahil miyiz Neyiz ?

Bir makale ile gel bana, yarım kalmış mısralarına sıkıştır kahpe gülüşlerini, satır aralarında kaybolsun o rospu bakışlı göz yaşların, bir hayat ile gel bana esrar’ı yudumlayan aç gibi… Narsist tavırlar içinde bağlanma bana, vücudumun en ucra yerlerine…

-Canın sıkılıyorsa bana bir şarkı söyle…eşcinsel hayatların eşleri ile olmadığı ahlaksız hayatı, kısa menzilli ağır topları, hayatları, tez ile sun önüme.. Canın sıkılıyorsa dök içindeki şehveti en derin arzuların ile, bir fahişenin umursamaz inlemeleri gibi… sahte orgazm’ın en sahici yanı ile .. bana kendini anlat…

-Canın mı sıkılıyor hala, bana beni anlat ben dinlerim kendimi… En sahte bakışların ile süz beni, ahlaksız dilin ile tahrik et yalancı duygularımı…

-Cahiliye dönemine dönsün dört duvar arasında kalmış iki beden, sen ve ben… Cahil sözler ile kandırsın bu günahlar bedenini içindeki ve dışındaki sen…

-Bulunduğumuz an’ın dengesini bozan dengesiz hallerimizin resmini çiz kan ile siyah pis ve kirli duvarın en beyaz yerine, imzanı bas altına, altına girdiğin erkeklerin anısına !.. ne fark eder erkekler , İstanbul senin bacaklarının arasında !..

-Üvey şaşkın bakışı ile aptal gülüşün sinirimi bozuyor, üvey annenin öz evladı döver, sahnesi gözümde canlanıyor… küçük bedenine inen her bir haksız darbede üvey anneye sıkıyorum hayat dair en anlamsız zehir tadına küfürlerimi, akıtıyorum… işkence tadında karamelli çikolata hayatım, yediler bitti …

-Sen anlatmadan anlatıyorum kendimi , küstah halim ile beni baş başa bırakmadığın için teşekkür ederim..

-Her gece rüyamda yüksek yerden düşüşümü görüyorum boynum kırılıyor , hissetmemem gereken acıyı iliklerime kadar hissediyorum senin sahte bakışın kadar gerçekci oluyor. Her gece inadına tekerrür eden hadise, aklıma intiharı sokuyordu, çıkmaz sokakta sıkışmış belediye işcilerinden kaçan “sokak köpeği”nin yalvarır bakışları.. beni benden ayıran son saniyeler, fare zehire ile kokteyl yapılmış derin acılı türk kahvesi… nargile bahçesinde oysa o kadarda tatlıydı ki hayata dair anlamlı sözleri sarf ederken bu bedenin arsız dili … uslu çocuktum şimdi ne de olsa zehir bedenimdeydi artık, ölüme karşı arsızlık, terbiyesizlik olur bu saatten sonra.
……

Kusuyorum, bedenim panzehir salgılarcasına kusuyorum… ne kadar ezik bir haldeyim, ölmeyi bile beceremiyorum…

cahilmiyiz neyiz ?

“karakutu”

“Cahil miyiz Neyiz ?” üzerine 5 yorum

  1. Nasıl bir duygudur ki “döver” gibi yazmışsın.. Kelimeler birer kırbaç şaklaması sanki.. Öfken midir dile gelen acizliğin mi bilmem..Dile gelen her ne ise acıtmış seni.. acını akıtmışsın sende içinden bizlere..

  2. İnsan mekan ve zaman kavramını yitirdiği vakit , inceldiği yerden kopsun diyor . Birileri ötenazi hakkını kullanmak ister birileri ise içindekilerini kusmak. Sanırım ben kusanların kulvarında koşuyorum.

  3. günler acı bir şekilde gerçeği hayale dönüştürüyorsa gözlerimizin en uzak yeşilinde suçlu aramak yeterli bir avuntu olabilir miydi bizim için..?cevapsız kalan sorular her defasında dahada fazla acı veren tokat edasıyla inerken yüzlerimize,kaç sahte taklidin ardına sığınmamız mümkündü..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir