Biliyor musun hiç bir zaman okumayacağın bir hikaye yazdım bugün sana.

Yazdım , çünkü içimde bir ses var ve hiç susmayacak gibi.

Hiç bir zaman okumayacağın cümleler kurdum, anlamlar yükledim sonra onlara, ve arkasına saklandım o anlamların.

Çünkü aşık olmanın en kolay yoludur bir şeyler yazmak, cümleler kurmak.

Bugün kendimi bir roman kahramanı gibi hissettim.

Güzel olmaz mıydı?

Bir roman kahramanı olsak.

Dolaşsak sokaklarda, yabancılaşsak yaşadığımız şehre.
Sonra kalabalığa karışsak ilk defa gördüğümüz kent meydanında, az ilerde tanıdık bir sima karşılasa bizi, eski günleri yad etsek.
Türlü maceralar geçse başımızdan, ve mutlu sonla bitse hikayemiz. Nefes alıp verdiğimiz sürece hiç ayrılmasak?

Geçen gün seni görmüştüm ya.

Yanımdan geçtin, gözlerinin içine baktım, sen de baktın, hiç konuşmadık,hiç tanışmadık aslında, anı paylaştık sadece, zaten hayat dediğin bir kaç manzara ve o bir kaç an, sırf onlar için yaşıyoruz.

O anı da yazdım hikayemde, işte tam da hikayenin o kısmında aşık oldum sana, keşke yazarken yanımda olsaydın.

Çok kalabalık ama bu şehir. Bir daha karşılaşır mıyız bilmiyorum.

Bir sabah uyanıp bir sırt çantasıyla terk mi etsek bu şehri, dünyanın sonuna mı gitsek mesela, ya da önce bi kahve mi içsek o zaman düzelir mi ki her şey, alışır mıyız ki?

Ya da beraber gökyüzünü izlemeye mi gitsek? Biraz yaramazlık yapar bulutları çalarız, sonra ceplerimize doldurur eve götürürüz, sonra da kavanozlarda saklarız onları, bugünün bir hatırası olur.

Ya da boş ver,

Hiçliğin ülkesinde buluşalım biz. İkimizden başka hiç kimsenin olmadığı bir ülkede, yağmurların sadece bizim adımızı fısıldadığı bir anda kaçıp gidelim, o ilk insanın ilk kalp atışından bile eski zamanlara gidelim. Hiç bir tarih kitabında anlatılmayan destanlara konu olalım.

Bugün güneş hiç batmasın, izlemesin aşıklar o alacakaranlık manzarayı ve bugün hiç bitmesin.

Hiç uyumamalıyım bugün, ya da bir saniye

Ya da hiç uyanmamalıyım.

( Devam Edecek )