Yazar arşivleri: Yalnızlık Senfonisi
Nostaljik Göz Kırpışlar
29 Ağustos 2006‘da kaleme aldığım “30 Yıl Öncesine Ait Arşivlerden Göz Kırpmalar”* başlıklı yazıma şöyle başlamıştım: “Bu sene yaz tatilinde -her sene olduğu gibi- Silifke’deydim… Daha önceden amcamların evinde babama ait sandıkların olduğunu biliyordum ve bu gidişimde onları açıp bakmaya … Okumaya devam et
Kırmızılaşarak Mavileşen Bir Gökyüzü
Sabah kahvaltıdan sonra okuduğum pazar yazısı şöyle başlıyordu: “Puslu, serin bir Paris sabahını yazmak istedim bugün… O yarı aydınlık geceyi, şafağın söküşünü, kentin hareketlenmesini… Köleliğe dönüşmüş bir özlemi, düşlerde, belleklerde kalmış bir tutam sevgiyi nasıl anlatabilirim Paris’i yazarken… Altınla çürümüş … Okumaya devam et
Kent, Hüzün ve Rüzgâr
Bir nisan akşamında kentin sokaklarında yürüyorum yalnız başıma… Hüznün atlasında sana ait sözcükler topluyorum, yanaklarından boynuna akarcasına… Kent hüzünlü bu akşam, nisan hüzünlü, ben hüzünlü… * * * Rüzgârın çıktığı saatlerde sokaklar bomboş… Kaldırımlar yalnız, sen yalnız, ben yalnız… Dile … Okumaya devam et
Nisanı Beklemek
Nisanlı günleri özlüyorum… Nisan yağmurlarını, nisan yağmurlarında ıslanmayı, yağmur sonrası caddelerde dolaşmayı… Günlerdir gazete okuyamıyorum yoğunluktan… Yığıldılar, bekliyorlar okunmayı… Kitaplar desen öyle… Okumayınca yazamıyor da insan… Okumayınca hayatla bağlarını kuramıyor yeniden… * * * Ama okuma okuma nereye kadar… Sancılı … Okumaya devam et
Hüzünlü Pazarlar Getireyim Sana
Pazarlar hüzünlüdür kimi zaman, kimi zaman mutluluk verir insana… Sorgulamaya başladığında insan kendini; güneşli bir Pazar bekler, kaldırımlarında insan sıcağı olan… Ama yağmurluysa yahut bulut yüklüyse gökyüzü, hüznün damlaları dökülmeye başlar yanaklarından… Bir sevgilinin gözyaşlarınadır belki o damlalar, belki de … Okumaya devam et
Ah Şu Pazar Günleri
Ah şu Pazar günleri… İnsanın kendini bulduğu; gazetesini, kitabını okuduğu ve en önemlisi kendini sorguladığı tek gün… * * * Çoğu insan için “sevilmeyen gün” olarak ilan edilse de Pazar günleri, benim için çok değerlidir… Radyomdan müzik dinlemek… Kitaplığımdaki kitapları … Okumaya devam et
Ruhlarımız Ağlıyor Artık
Gözlerde yaş kalmayınca ve dökülmeyince artık toprağa; ruhlarımız başlar oldu ağlamaya… Kim için, ne için bilmeksizin! Sadece ağlar oldu… Sonra sustu, sonra tekrar başladı… Hıçkırıkların, iç çekişlerin, heyheylenişlerin gümbürtüsünde buluşur oldu hislerimiz… Tek yaptığı “ağlamak”tı, tek yaptığı gözyaşı gözyaşı çoğalmaktı… … Okumaya devam et
Tutkuların Peşinden Gitmek
“Tutkuların peşinden gitmek…” deyince aklıma ilk gelen, tango yapan erkekle kadının oynadıkları o doyumsuz aşk oyunları, kaçışları ve kovalayışları olur… Hep daha fazlası, hep daha fazlası için bir adım daha ilerlemek, hep bir adım daha doyumsuzlaşmak; ruhsal bir orgazmın soluk … Okumaya devam et