Ben İyi Kalanlardanım Galiba

 

   Onun o acı kokusu bile; tatlı, mayhoş.. O sohbete dahil edilmediği zamanlarda bir sandalye çekip oturan arsız. O benim sınavım.

Tarzımı değiştirmekten bahsediyordum. Konu önemli değildi, önemli olan ele alış biçimimdi. Hani bazı melodiler kulağa değil buruna hitap eder, mekan değişir, zaman tepe taklak olur. Hep aynı yerde görürsün kendini. Sanki o müziği dinlediğinde, hiç değişmemiş olursun, veya öyle düşünürsün. Yeni bir AVM inşaatına daha başlanmamış olur, her zaman gittiğin yere gitmekte olursun. .

Şu olmazsa yapamam dediğim bir şey yok. Konuyu buraya getirmek için epey boy verdim. Defalarca kurcaladım, bozdum, eski haline geri dönderdim. Ne zaman biriyle ters düşsem veya bir şeyi yapamayacağımı hissetsem; ‘olmazsa ne olur?’ diye kendimi yemeye başlar oldum.

Benimki galiba, yalnız kalma korkusu. Ya da kalamama. Bu kısmı üzerinde biraz daha düşünmeliyim.

Mesela cidden şu konu üzerinde konuşmaya kalksam dayanamaz gülerim. Birine anlatma, söyleme gereksinimi bile duymam. Kafam patlayacak hale geldiğinde bari yazayım da gitsin diyorum. Bir gün karar vermiş halde okumak için daha çok.

Herkes kötü. İyi olmaktan çok kötüler. Huzursuzum. Nereye gidersem gideyim hep daha kötüleriyle karşılaşacağımı biliyorum. Umarım yanılırım. Çevremde pek kimse yok. Samimi söylüyorum bir elin parmağı etmez sayacaklarım. Yani sanmayın ki kalabalıktan bıktım. Hayır, sadece bulaşmadım, istemedim. Zaten şu grup olan arkadaşlar kadar adisi yok. Açık bulduklarında kapayacaklarına parmak geçiriyolar. İkili ilişkiler daha samimi gelir bana. O neredesiniz, geliyorum’culara ayrı bir kin beslerim.

Kin demişken; kendimi asla birine kalıcı derecede pislik besleyemez sanırdım. Bana ne yaparsan yap, bir gün unutmuş olurum.. Öyle değilmiş. Gerçekten canının yandığı anları beyninin acıyı savuşturma mekanizması ne kadar gelişmiş olursa olsun unutamuyorsun. Ben unutmuyorum. Arada, başıma gelmese bu kadar net öğrenemezdim desem de, fırsat olsa da aynılarını yaşatsam diyorum. Öyle bir fırsat yakalayınca da her ne düşündüysem vazgeçiyorum. Ben iyi kalanlardanım galiba. İnatla iyi olmaya çalışanlardan…

Konu belki değişti, belki çok uzadı, belki çok başka yerlere geldi, ve bugüne kadarkilerden farklı, her yönden. Zaten önemli olan konu değil demiştim, ele alış biçimim.. O benim gün batımlarında bile cayır cayır yanan güneşim. O benim dolunaylardaki karanlığım. O benim sınavım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir