BİR HAYALE TUTUNMAK

Biliyor musun?
Ben hiç büyümedim ve hala sokaklarda oynayan, her koşuşunda yere düşüp dizlerini kanatan ve hiç bitmeyen şımarıklıkları olan küçük bir çocuğum.
Hayır! Bilmiyorsun.
Beni hiç umursamıyorsun bile.
Hadi kalk oturmuş olduğun yerden, dışarı çıkalım ve seninle birlikte oyunlar oynayalım.
Gelmiyor musun?
Kalk hadi.
Neden benimle konuşmuyorsun?
Bak, sana söz veriyorum. Çok konuşmayacağım ve seni üzecek yaramazlıklar da yapmayacağım.

* * *

Damarlarımda dolaşan her damla kanda o ilk günkü heyecanı yaşıyorum yine. Acılarımın içinde yalnız kalışım beni sana daha çok bağlıyor ve çektiğim her acı sonunda sana kavuşacak olmanın umudu ile sonu olmayan bir mutluluğa dönüşüveriyor. Aşkının bilinmeyen parametrelerinde sonsuzluğun kapısını ardına kadar aralayıp karanlığın derin boşluklarında kaybolmanın korkuları içinde bir nokta halindeki bir ışıkta bile seni arıyorum ve seni her bulduğumda aşkının zehrini kalbime damlatıyorum. Kalbimi aşkın ile zehirliyorum ve fani olan bu dünyanın ölmeyenleri arasında kendime kuytu bir köşede de olsa ufak bir yer ayırıyorum.

* * *

Neden bu kadar çok düşünüyorsun?
Düşüncelerini sarmalayan şeyin tam olarak ne olduğunu bilmemekle beraber seni kendi düşüncelerimin tam merkezine yerleştirdiğim gibi senin de düşüncelerinin merkezinde yer aldığımı tahmin ediyorum.
Neden kaşlarını çattın?
Yanlış mı düşünüyorum? Oysaki farkında olmadan düşüncelerini okudum ve onları –sen istemesen de- kendime itiraf ettim. Bu durumdan senin kadar rahatsız olmadım hiç.
Hadi, sen de itiraf et kendine gerçek olan her şeyi. Bunda çekinilecek bir şey yok. Yanlış olan da tabii ki.
Ne dedin? Daha çok mu küçüğüz?
Küçük olan bedenlerimize karşın kocaman bir aklımız ve de yüreğimiz var.
Peki, bunları neden inkâr ediyorsun?
Gülümsüyor gibi görünüyor gözlerin fakat yüzünde ayni ifadenin yansımalarından herhangi bir belirti yok.

* * *

Sen(siz)lik olasılığını artıran ve bitmek bilmeyen bekleyişlerimi anımsatan otobüs duraklarında hala seni beklemekteyim. Geçmek bilmeyen her saniyenin asırlaştığı ve belirsizleşen bu an’lar içinde üzerinde yürümüş olduğum mayınların her patlayışında vücudumun her bir parçası bir başka köşede yer almakta ve kanımın her bir damlasını bir başka bölgede toprak emerek içine çekmekte ve ben her bölünüşümde uzaklarda bir yerlerde seninle tamamlanmaktayım.

* * *

Gülümsüyor musun sen?
Sanırım şimdi beni anlamaya başladın ya da işte şimdi kendini bulmaya başladın.
Ellerimi tutabilirsin ve yanımda yürüyebilirsin.
Gözlerini kaçırma benden ve tam olarak gözlerimin içine bak. Gözbebeklerimde kendini gör ve yüreğinde beni hisset.
Yapamıyor musun?
Hadi, bunu yapabilirsin. Bence o kadar da zor değil.
Ellerin gibi sesin de titriyor ve kurduğun cümleler tam olarak çıkmıyor ağzından. Sürekli bir şeyleri geveleyip duruyorsun.
Uykuların mı kaçıyor ve sabahlar artık eskisi gibi olmuyor mu?
Sence bu nedir peki?

* * *

Sen, başımda beliren bir ağrı, içimde ortaya çıkan bir sancı ile acılarımın zirvesinde ellerimden tutup karmaşıklıklarımı sona erdiren tek çözüm kaynağımsın.
Sen, ölüme meydan okuyup kendi içimde yalnızlaştığım ve hayatta kalmama sebep olan tek dayanağımsın.

* * *

Silinip gittin yine hafızamdan ve sen bunu hep yapıyorsun.
Sorduğum soruyu henüz cevaplamadın.
Oysaki ben bu sorunun cevabını biliyorum ama ben bu cevabı senden duymak istiyorum.
Söyle hadi.
Hani neredesin?
Nereye gittin yine?
Yoksa sen yine benimle oyun oynamak için bir yerlere mi saklandın?
Hadi ama çık artık saklanmış olduğun yerden.
Bak burada hala seni beklemekteyim.
Gel artık.

* * *

“Allah’ım, sen bu kulunu cehennem azabından koru, onu cennetinden mahrum eyleme,  onun bu dünyada yapmış olduğu günahları affeyle ve islemiş olduğu sevapları kendi katında kabul eyle…”

“Âmin.”

* * *

Yıllar önce bugün, seni beyazlar içine sarıp kara topraklara emanet etmiştik. Beni terk edişinin bilmem kaçıncı yıldönümü. Sen beni terk ettin ama işte gördüğün gibi ben seni terk edemiyorum bile. Hayalinle de olsa seninle kalmaya çalışıyorum ve hayaline tutunuyorum, hayalinde tutuklu kalıyorum. Ve yıllar sonra bugün, her an olduğu gibi yine seni anıp hayalinde tutuklu kalacağım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir