Duvarları maviydi. Ben sadece tavanı görebiliyordum. Hapsedilen çocukluğum vuruluyordu. 14 yıl 10 ay 3 günlüktüm. Ve işte amaç buysa eğer ispatlamıştı benden güçlü olduğunu. Kimseler bilmedi o gün orda ne yaşadığımı, görmedi kimseler ruhumun yarasının o gün açıldığını!
Gözlerimi sıkı sıkı kapatıyorum. Canımı acıtana kadar… Hadi ama o kadarcık acıdan bir şey olmaz. Küçükkken saklambaçlarda gözlerimi çok sıkı kapadığımda beni kimseciklerin görmediğine inanırdım. Sonra… SOBE! Benim karanlığım içine yalnız beni alırmış, öğrendim.
Hadi herkes o iğrenç avuçlarını duvarlara bir kez daha vursun! SOBE!
Bir’in nasıl hem var olup hem yok oluşunu anlayamadım hala. Büyükler söylerdi bazen uyumadan önce. O zamanlar uyurdum. Uyuyup uyandığımda unuttuklarımdı dizimdeki yaralarım! Oyuna almadıklarında, saçımı çektiklerinde anneme anlatıp ağlar ve uyur unuturdum.
14 yıl 10 ay 3 günlükken ruhum vurulmuştu. Tuzdur bu yaraya iyi gelen, biliyorum. 4-5 yıl oldu ve ben kapadım üstünü tuzlarla artık o darbenin. Ama hani yağmur yağıyor ya bazen o gün olduğu gibi; işte o zaman su alıyor direncim. Islanıp batıyorum.
Ancak gülmüş gibi yapabiliyorum, özür dilerim.
Zifir karası akşamlara gerek yok
Kapılar kapansın yeter
Göz gözü görmeyen
İşte karanlık
Bakmak istemiyorsan ona
Pencerende yoksa
Kapat gözlerini
Karşında yine aynı karanlık
Dokunma duvarlara
Kanatır ellerini o duvarlar
Sakın yaslanma kapılara
Kapılar açılır karanlık boşluklara
Her insan ıssız kalmak ister çünki buna ihtiyacı vardır fakat her nekadar kendisi istesede birbaşkasının onu sessizliğe terkedip gitmesine razı olmaz. Issız kalıp sonsuzluğa erişme isteği her an her saniye uyumakta olan yüreğinin başucunda bağdaş kurup oturmuşsada gözlerini arlayıp aralamama tereddütünü yaşar zihni, üzerine çekmiş olduğu en masum hayaller örtüsüne sıkı sıkıya sarılır aslında ne istediğini bildiğine emin olmadan. Gözleirini yumup nereye ve nasıl gitmek istediğini bilmeden koşarcasına baktığı hayat penceresini sertçe kapatıştır bu kirli ve iğrenç ütopyalara.
Ama halbuki doğru zamanı beklemeden etraftan gelen haykırışlara aldırmadan yola birkere çıkma eğilimi gösterebilse bütün ıssızlıkları terkedip yalnızca birtek küçük adım atabilse geriye bakmadan, görecektirki geceleri mavi yıldızlar, gündüzleri yağacak yağmuru beklemeden çıkan gökkuşağı, denizleri terkedip gökyüzünde cilveleşen yunuslar ve tüm kainat ona bu yolda hep destek çıkacaktır.
YETERKİ ONLARI GÖREBİLECEK ÖZGÜVENE SAHİP OLABİLDİĞİNİN FARKINA VARABİLSİN GEÇMİŞİNİ YARGILAMADAN.