Bize Daha Zaman Var

 

Sabahın dördünde başlamışlardı tartışmaya

Hanımeli kokusu varken havada,

Kekremsi bir tat dudaklarda

Rüzgar gururlu, ağaç kırılgan

Bu tartışmayı duyan

Belki bir böcek, bir kuş ya da çıyan

Güneş uyanıp gerinecek birazdan…

 

Son defa geçiyor ağacın teninden rüzgar

Saat görüntüye takılıyor

İşlemesi yavaşlıyor, sonra birden hızlanıyor

Hangisinin haklı olduğu bile konuşulmuyor

Geçmek bilmeyen dakikalar uzadıkça uzuyor

Rüzgar acelesi varmış gibi kıvrandıkça

Sinirleniyor ağaç,

Uğultular artsa da, yaprak kımıldıyor.

 

Sen gecenin bu vaktinde

O, gündüzün güneşli anında

Birbirinizden habersiz

Farklı hayatlar içinde bakıyorsunuz gökyüzüne

Göğün bir yüzü karanlık, diğer yüzünde aşk var

 

Ağacın derdinde rüzgar, saniyeler ensesinde

Kök salmak ve dal kırmak ikilemindeler

Varoluşsal bir anlaşmazlık bu

Birinin önce davranması gerçeğe yaklaşmasıyken

Gideceğini bildiği halde rüzgarı çağırıyor ağaç

Terk etme duygusunu üzerine çekmek isterken

Gerçeğiyle yüzleşmekten korkuyor

Onu kendisi gibi sanmaya devam ettikçe düşüncelerini dağıtıyor

Ses kesiliyor, yardım etmek isteyenler susuyor

Gövdesine kazınmış aşıklar küsüyor, aynı hızla tükeniyorlar

 

Gölgesine sığınan ağacın yanına gidiyorum

 

Her kovukta bir dünya, her dünyanın bir sahibi var

Ağaç dalında esinti, ilham, aşk bekleyenler sırada

İçim ürperiyor, rüzgar gidiyor

 

Sen o anda uçurtmanı göğe salmış rüzgarı bekliyorsun

Sanıyorsun ki uğultular arasındaki yapraklar dans ediyor

Bense keyiflice kendimi rüzgara bırakmış, gördüklerime şaşıyorum

Sigaramı yakıp yıldızlara bakarken

İki ayrı kürede iki ayrı dilimde iki göz kalıyoruz

Ağacı mı rüzgarı mı tercih edeceğini şimdilik bilmiyorum

Salıncaktaki yerimize bakıyorum

Bize daha zaman var…

 

 

Diğeri belki de ‘bize biraz zaman ver’ diyordur

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir