Buralarda Zaman Durdu

Geri geri yürüdüğünde miden bulanır. Ayakların birbirine dolanır ve her an düşecekmiş gibi hissedersin. Geçmişe bakmak gibi. Geride bırakmayı bilmediğin zaman şimdi’nden yeme muhabbetini doğru buluyorum. Seni ne zaman düşünsem bir zaman makinası icat etmiş kadar oluyorum.

İnsan insanı sever, değişmez bu. O gözle bakmadığımız insanlar olur ve o gözle bakmadığımız zaman göremediğimiz insanlar da olur ki Allah onların türlü belasını versin, zordur. Birini görmezden gelmek kadar ‘ben seni nasıl da umursuyorum’ deme şekli var mıdır?

Acaba babam annesini özlediği için ağlamak istemiyor mudur? Elli yaşında daha mı az ihtiyaç duyarız birilerine? Yahu nasıl alışılır eksik olmaya bilen var mı? Böyle şeylere gerçekten alışılabilir mi? Yani sürekli tamam olmaya çalışırken hangi alışmak?

Biz böyle öğrenmedik cümlesini çok kurar oldum. Hani bazı kavramlar evrenseldi diyorum. Ses yok. İşine gelmediğinde kimsede ses yok. Zaten susarak yeterince bitirmedik mi her ne varsa?  Özellikle insanlığımızı. Sana da bana da insan diyorlar diye bile içerleniyorum bazen. İnsan insanı sever, tamam. İnsan insana benzer, ona da tamam. Ötesi yok ama.

Bilmiyorum belki de ben abartıyorum. Belki de bu bir düzen ve tam da olması gerektiği gibi. Hala ham kaldığım için tuhaf karşılıyorum. Sevmeyi bilmiyorum ve özlemeyi de. Gerçekten küsmek ne yaşayamadım, kırılganlık nedir bir fikrim yok. Anlatamam.

Her şeyi ellerine alıp mahvettiler. Daha fazla malzeme vermemek adına, bazı şeyler de içimizde kalsın diye bahsetmediğim duygular var. Duyguları gerçekten önemsiyorum. Sadece her şey fazla değersiz. Sıkıcı. Can sıkıcı. Fazla can sıkıcı.

“Buralarda Zaman Durdu” üzerine 2 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir