Deniz kızı

Onca insan arasından onu mu bulmuştu kendisine benzetecek…

Benzemek daha çok eskimek, eskitmek, merakının sonlanması…

Keşfetme tutkusuna bir şey diyemem insanın. Elde edene kadar uğraş, sonunda da terk et.

Eskitecek başka birini bulmak için hareket noktası seç ve git.

Oysa bırakamayacağını sandığı ne aşkları olmuştu geçmişte…

Kahramanın işi başından aşkınken kaçıp gitmesi kolay…

Asıl soru, kendisine kaç kişilik bir yer aradığı…

Diğer tarafta biraz mağdur ama asla mahcup olmayan, aksine savaş tanrısı/tanrıçalığı ile hala oyunun içinde olan yanı… Bulunduğu yerde kaybolmaya başlamış biri…

Her zaman ikinci bir karakter de gelmez yanına, artık savaşması gerekir yalnızlığıyla.

O kadar çok konuşur ki kendisiyle, artık sesini duymaz, etrafa seslenir: Dalga sesleri arasında açıp kapanamayan midye, incin nerede?..

Duran zaman kanayan yarasıyla tersine aksın, sen zehirlen ya da istediğin kadar yaz, bildiğin halde çıkaramayacaksın lekesini zamanın, silemeyeceksin o kanlı kınasını…

Yeniden tekrarlanacak birkaç satır daha yaşamak için mi dolaşacaksın, kurtulmak için mi kaçacaksın…

Peki, ama kimden?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir