Doğru Yanlış

İğne deliğine kaçtı düşüncelerim. O an fok balıkları geldi aklıma, duygusal penguenler ve tabii vefakar turnalar.. Çok üzüldüm lahzada batan gemilere, en çok da Titanic’e…

Bütün organlarımın aynı anda ateşe düşmesi ve her şeye rağmen midemdeki kelebeklerin canını yitirmemesini çok garipsedim. Çok’ları azalttım azlara nazaran.

Gözümün önünde gözlerimce sorgulanmana dayanamadım. Kirazların şımarıklığını görmezden geldim, eriklerin umursamazlığını umursamadım.  Bir yıl daha müddet verdim geç kalınmış bana, tüm sevdalara.   Ben seni cumalar mübarek değilken de sevdim!  Tanrı’nın kızmasına rağmen her harfime, böbreklerime direten sancılarda aradım yokluğunu.  Günlerce aç bırakıldığım halde ibadetine, yüzünün unutmadan nurunu, geçmeyen özlemle bekledim bereketini.  Yağmayan yağmurlara aşkımı itiraf ettim.  Ne yapmam gerekiyorsa yapıp, gerekirse aldatıp seni bulutlarla , yeniden yeşermen için içimde cenk ettim.  Beynimi kiraladım yıldızlara. Bu yüzden her başını kaldırdığında göz kırpmaları sana.

‘Bu daha başlangıç!’ deyip rest çekim bu yazının başına. Toparlanmalarını beklemeden alelade bir bavul sokuşturdum kollarına kelimelerin.  Her şeyi göze aldım utanmamı sırtıma beleyip, işte ondan sonra, çarpıldım mı? Yıkıldım mı? Kırıldım mı? Sorma.

 

M’lerden martı yaptım güler yüzlü güneşimin yanına. Yoldaşlık etsin diye boyam kadar renkte renk ekledim gökkuşağıma. Kemerli derelerimi  baldan yaptım sözlerine benzesin diye.  Yatak odalarının kokusuna alışamadım. Yerini yurdunu farkında olmayan bir kaplumbağaya benzettim uykuları. Hızlarına ceza yazdırıp düş polislerine..  Evde olmadığını farketmedim, tüm camı çerçeveyi indirdim sesinin yokluğuna.

Kabullenmeyi iş bilemedim. Bilemedim bilmeyi doğrusu.  Burnumun ucu sızlamadı. Özleyemedim, kızma.  Tamam denizin dalgasını içime çektim, ama senin kokundu kokladığım. ..  Noktalı harfleri yazılası bulmadım. Gücendim Ü’ye yada Ö’ye..

Ve çocuklara özgü bir çırpınış sergileyip, ağlayınca benim olacağını sandım hala. Mesela önemsemedim o an virajı alamayan arabayı, içinde her ne kadar ben olsa da unutuverdim kayıp gideceğimi.  Bu oyun bitince  yenisine başlayacağımı düşündüm safça.  Kartların kaybolacağını, zarların koltuk altlarına kaçacağını hesap edemedim.

Gün bitince gece başladı doğru,

Gece gidince gün doğmayı unuttu, yanlış.

 

“Doğru Yanlış” üzerine 3 yorum

  1. “Bazen gerçekle düş örtüşmez, bazen doğru yanlış nedir bilinmez. Sensiz yapamam onu bilirim bu değişmez imkansız hayallerim gerçekleşemez..” Bu sözlerin düşüncesi eşliğinde okumaya başladım ama senin doğru yanlışlarını daha çok beğendim.. 🙂 Bakalım kelimelerinin toparlanmaya vakti olduğunda hangi güzelliklerle karşılaşacağız bunu merakla bekliyorum..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir