Domatesler Kırmızıdır

Ne sıkıcı bir giriş paragrafı.
Bir Mayıs ayı gittiğim markette farkettim ilk. Mevsim bahardı. Şaşırdım ve heyecanlandım biraz. Emin olmak için reyona doğru ilerledim. Ve evet doğruydu, yanlış görmemiştim. Domatesin kilosu muzun kilosundan pahalıydı. Neredeyse sevindim bile. Birşeylerin artık tamamen değiştiği hissine kapıldım.

Birşeyler yolunda değilse küçük olaylardan büyük beklentileriniz olur. Nedeni; mutsuzluk zamanlarının, mutlu olmaya en yakın olunan zamanlar olmasıdır. Mutluluk bir farkındalıktır ama mutluyken farkedilmez. Mutlu insanlar çoğu zaman sıkılır, gizliden gizliye mutsuz olmaya yer arar.

“Bir sabah uyandığında kendini çok mutsuz hissetti” gibi bir cümleyle başlayan hikayenin öznesi zırvalıyordur. Mutsuz, kendini birden böyle hissetmez. Mutsuz kendini tanır ne zamandır böyle olduğunu bilir. Mutsuz, diğer mutsuzları da tanır. Mutsuz demek, yalnız demektir. Sözlüklerde yazmaz bu.

Hava güzeldi. Fransa’da sosyalistler başa gelmişti. Böyle yazınca devrimle başa geldiler gibi bir anlam çıktı. Hayır seçimle başa gelmişlerdi. Havanın güzelliğine ve sosyalistlerin başa gelmesine birde bu eklenince hayatımdaki yolunda gitmeyen herşeyin düzeleceğine inandım. Herkesin kafasında bir kapitalizm sembolü vardır. Benimki muzdu. Şuan ne kadar eskisi gibi olmasada (fiyatı ve erişilebilirliği) ilk tecrübeler baki kalır.

Ben çocukken çok pahalıydı muz, yılda bir kere ya girer ya girmezdi eve. Zenginlerin evlerinde hep muz yediklerini düşünürdüm. Muzdan uzak olmak şiirsel olarak anlatılamaz. Ben de anlatmayacağım. Kimsenin aklında “Muz edebiyatı yapıyor o.” diye kalmak istemem. Ama muzdan o kadar uzak olmak ki, tadını unutmak ama çok güzel birşey olduğunu bilmek. Muzdan o kadar uzak olmak ki, yolda muz kabuğu görünce “Tom ve Jerry”de olduğu gibi üstüne basılınca, kayılıp kayılmadığını kontrol etmek.

Domatesin muzdan pahalı olması çok önemliydi bu yüzden. Muz onlardan, domates bizdenmiş gibi gelir bana. Yoksa ananasın muzdan pahalı olmasının hiçbir önemi yok. Domatesin muzdan pahalı olması iktisadi bir olay değildi benim için. Ne kadar lanet ettiğim ne kadar canımı sıkan şey varsa düzelmeye başlayacağını düşündürtmesiydi.

Bir ara Ekvador cumhur başkanı Türkiye’ye geldi. Muz vergilerinin indirilmesini rica etti. Halkı muz yetiştirerek geçiniyordu. Bizim için domates neyse onlar için de muz oydu. Bu ziyaretten bağımsız olarak muzun fiyatı domatesin fiyatını geçti bir zaman sonra.

Sonra yine zaman geçti, hep geçer tek yönlü bir harekettir bu.  Mevsim kıştı. Öyle çok yoluna girmedi bir şeyler. Zaten sosyalistlerden de hiç ses çıkmadı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir