EL-VEDA

Bir savaşımın sonucunda beliriveren…
Tutsaklığın bedelini yaşamakta düşler…
Kırık aynalarda meydana gelen yansımaların…
Olağanüstü durumlarını çagrıştıran…
Dramatik can cekiş sahnelerinde rol almakta hayat…
Hırıltılar arasında açılmaya başlar perde…
Soluk borusundan geçerken tıkanan son nefes…
Sevda züğürdü kalbini yıpratırken…
Tenine dokunan hüzün kapını çalmakta…
(S)özde kutsallığını koruyan melekler…
Masumiyeti alıp en yüksek tepelerden…
Yokuş aşağı indirmekte sessizce…
Köksüzleşirken aşk bedenlerde…
Ölümsüzlük söylemleri arasına karışmakta iken…
Ölüm…
Canlanıveriyordu…
Düşler sokağında…
Ellerinde bir şişe şarap ile gezen…
Cehennem kapılarında bekleşen günahkarlar…
Damağında acımsı bir tat…
Kulağında susmak bilmeyen bir yankı…
Tenini sıyırıp geçen bütünsel bir fantazi…
Büyüleyici bakan bir çift göz…
Kutsallığı üzerine yemin etmekteydi…
Tüyler ürpertici, buz kesmiş çığlıklar…
Etrafını sararken sıradışı yaratıklar…
Korku kurgulamaya başlarken zihnin…
Bir kafes içine hapsediliyordu düşünceler…
Cehalet sarmaya başlarken etrafını…
Harfler birer birer düşüyordu kelimelerden…
Ardına bakmadan gitmekteyken manalar…
Anlamsızlık hüküm sürmeye başladığında…
Bir el-veda diyordu uzaklardan…
Çok uzaklardan…

 

moerath thas

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir