Ellerin de Güzel Senin

 

 O bakmazken izlemeyi seviyorum. Gerçi izlemek sayılmaz pek. İfadesine bakınca sanki tüm çiçekler kötürüm kalıyor, dünyanın berbatlığı her zamankinden fazla takılıyor gözüme. O an, hayallerin hepsi, gerçek olmayacağını anlıyor. Bir boşluk ki, tüm bardaklar taşsa da dolmuyor…

Pencerenin önünden ayrılmaz o. Ayakkabıları olup olmadığından şüpheliyim, hiç görmedim dışarıda. Bir binanın giriş katında bir olay olsa da bakınsam diye geçiriyor içinden belli, gözlerinde hep aynı merak. Benden haberi yok ama, böyle daha rahat.

Dolmuş biz tam önünden geçerken alev alacak gibi oluyor, yolcular aşağı inip bu gidişe bir son vermek isteyecek, bunu gören iki sokak köpeği, sahipli, karnı tok tüm hayvanlardan nefret edecek…

Küresel ısınma, sönmeyi unutmuş bir şöminenin bacasından yayılmaya devam edecek.

Bunlar olan şeyler.

Hay Allah! Bu gece de taş atmadın odamın camına. Yanlışlıkla büyük taş seçmedin, hızını ayarlayamayıp camı çatlatacağın da tutmadı, kısacası filmler bu gece de gerçek olmadı.

Ona yakın olmak için sevdiği kitapları okuyorum. Hatta onun dinlemekten zevk aldığı şarkıları duyunca hiç olmadığım kadar huzurlu oluyorum. Belki hiç dokunmadım, belki hiç karşısına dikilip ben de varım diyemeyeceğim , aynı dizelerle kendimizi tanımaya çalışıyoruz ama, buna ne demeli?

Taban alanı küçüldükçe basınç artar da, yer çekimini alt üst edemez mi bir sevda?

Sonbaharda bile öyle renkli ki! Biliyorum, turuncu bile gök kuşağına yakışmamıştı onun yeryüzüne yakıştığı kadar. Bu kadar olmaz dediğim ne varsa o. Çok şanslıyım diyorum. Kaybetmemek için yaklaşmıyorum bile. Samimiyetin dibine vuruyoruz gözleriyle, sorma.

Senden haberleri yok, görünürden; gönülden uzakta herkes gibi olmak istediğin umurlarında değil. Sokaklarda o kabuslarda olduğun kadar savunmasızsın, ama uyanıp yüzünü yıkamaya bile gidemiyorsun. Yüzünü de bazen yıkayıp, bazen yıkamayı unutuveriyorlar. Senin mucizen, koltuk deyneklerin, belki tekerlekli sandalyen…

Pencerenin önünden ayrılmaz o.

Biliyorum, kardelenlerden daha aşık güneşe.

“Ellerin de Güzel Senin” için bir yorum

  1. ilk paragrafı okuduktan sonra başka eye gerek yok diye düşündüm ki ne yazık ki diğer paragraflar hiç beklenmedik şekilde ilk paragrafın gölgesinde kaldılar.. Sanki hepsi o en sonda birleşmiş bir kaç serseri paragraftan korunmak için ona sığınmışlar.. Kişiyi gizleyim derken az kalsın yok edecektin.. Açıkçası beklentilerimi karşılamadı, üzgünüm iyiye alıştırırsan kötü yapma hakkını kaybedersin.. (:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir