Esaret

Esaretin en güzeli gönüllü olanıdır. Hele de esir ettiğinse esir olduğun. Yani sen öl demeden ölmeye hazır olansa senin için, senin ölüme koşar adım gittiğin. Ve tüm korkuları hiçe sayıp ömrünü eksiltiyorsa üstelik seni yaşatmak için, esaret güzel şeydir. Öyle üç beş aylık da olmamalı. Bir ömür, hatta mümkün olsa bu esaretle kıyameti izlemek de güzel olur.  Esaretin en güzel takısı ise kolumuzdaki kelepçedir, diğer ucu esir olduğunun kolundayken. Esirliğin esir tuttuğuna sımsıkı bağlıysa yaşanılasıdır. Cümlelerin esaretinde hüzün barındırmıyorsa anlamlı. Tut ki gökyüzünde süzülmek isteyen bir kuşsun. Gökyüzü sınırsız, uçabilirsin kanatların sana izin verdiği sürece. İşte orada başlar kuşun kanadına esareti. İşte tam da o noktada esaret kaçınılmazdır. Şimdi esirliğimin bana vermiş olduğu sevgilere dayanarak sizi esir olmaya davet ediyorum. Esaretimiz aşkımıza armağan olsun…

 

Seyr-ü Şiraze

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir