Gece

Gece, şapkası yırtık kara kuru bir çocuk

Çoğaldıkça düşündeki yıldızlarla aydınlanan

Korktuğumda elimden tutan

Annesi de bıraktı peşini artık

Doğurup attı sokağa

Rahatça dönmeli diye dünya!

Başıboş, özgürce oynadı

Akşam onu kimse eve çağırmadı

Oyun sandığı hikayenin sonu olmadı

Gökyüzünü boyadı siyaha

Gözleri kapalı…

Bu haldeyken bile;

Kimi zaman pencereden süzülen ışığı kıskandırdı

Kimi zamansa saklanacak yer aradı

Şarkılara ilham, aşıklara hüzün kattı

Sarhoşları sakladı, denizleri dinledi

Ama…

Ne bir göktaşı düştü yüreğine

Ne de bir yıldız kaydı dileğine

Kendini tesadüflere adadı

Böylece zincirlenmiş bileklerde hapsolmaktan kurtuldu

Zamanda parçalandı uçurtmaları

Mesafelerin yakası

Bıraktıkça bir araya gelemedi

Anılarla vedalaştı, gülümseme duvarında

Dilini bilmediği bir yerde kayboldu

Ruhuna batan her heceyi

Sazla, sözle uğurladı

Artık…

Ölmeye alıştı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir