Hiç kimseye

Terkederlerken bir bahane bulmak zorunda mıdır insanlar? Yalnızca karşısındakinin gözlerime bakıp “ben gidiyorum” diyemezler mi?
Ya da yalnızca sussalar,karşı taraftakiler zaten anlamaz mı?
Sen de bu yüzden bana sebep sunma olur mu? Yalnızca git, ben de anlarım.
Gidiyor musun bahaneler sunarak? İyi öyleyse…

Hepsinde aynı rasyonel yalanın ayrı yansımalarını gördüm.
Sen giderken…Sen giderken, senle ilgili ne varsa onlarda gitti.Kalanlar sevgili, bu şehirde ki tüm binalardan kendilerini bıraktılar.
Gidişini izlerken böyleydi.Binalardan düşmelerine tanık oldum.Bir kara parçasının üstünde bağdaş kurmuş otururken izledim gidişini ve kalanları.
Sen görmedin, ben oradaydım.Gerilerden izledim, en gerilerden.Git sevgili, bin asırlık uzaklaşsanda seni görebilirim..
Gidişini izlerken böyleydi.Herşey bitmişti, tüm umutlar, tüm güvenceler..

Nuhun gemisinin batışını izlerken de böyleydi.Kİmse görmedi,ben oradaydım.
Bir kara parçasının üstünde bağdaş kurmuş otururken tanık oldum batışına.
Zaten insanoğlu nereye kadar gidebilirdi ki aynı gemide batmadan.
Biliyordun Tanrım, en başından beri biliyordun.

Bir insan mutsuz olduğunun farkında olmadan aylarca yaşabilir biliyor muydun?
Sonra birden duraksar, bir eksiklik hisseder önce, sonra devamı.
O an günlük yaptığı hareketlerin anlamsız olduğunun farkına varır.Yaşama amacını sorgulamaya başlar.
(Belki daha azı belki daha fazlası)
Evet sevgili yalnızca yaşamak için yaşadığını farkeder.Ardın da şuan ölse hiçbir itirazı olmayacağını.
Gördün mü sevgili bir kişi daha artık bizden.
(Birbölüiki ruh halidir bu)
Ben seni severken bile böyleydi.Yalnızca bir çeşit narkoz muydun?

Aslında tüm bu hümanizm bir başka yaşam formunda kahpeden(hayat)bu dersi almamak içindi.
Neyse sevgili git, yine kalbimin bahçelerinde ki gülleri söküp cennete dikmeye başladılar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir