İki

gel hadi
seninle
saklanbaç
oynayalım.
fazla
uzağa
gitme ama.
yatağın
altına
falan saklan
en fazla.
ve
ne olur
elma
dediğimde
çık.
oyun bozanlık
yapma
diğerleri gibi.
.
ben
bu oyunu
oynarken
çok
ama çok
ağladım.
beni
bırakıp
gittiklerinde
o gidişleri
ben
hep
saklanbaç
oynuyoruz
sanmıştım.
oysa
bir bilsen
ne çok
çamlak çömlek
patlatmıştım.
geri
gelisinler
diye.
.
korkma
artık
seni
kimse göremez
benden
başka.
ve ben
gitmek
nedir
bilmem
yanında
olurum hep.
doktoru
düşünme
iyi biridir
aslında.
zamanla
o da
sevecek seni.
benim gibi.
.
burada
gece olunca
ışıkları
kapatmazlar.
korkuyorlarmış
diğerleri.
oysa
neden
korkutur ki
insanı
karanlık?
asıl
korkmamız
gereken
değil midir
yalnızlık?
.
bu gördüğün
yüksek
duvarları
benim için
ördüler.
kaçmayayım
diye.
ama
bilmiyorlar ki
her insan
ilk önce
kendine
sobe’dir.
kaçamaz
kendinden.
en çok da
bu yüzden
arkadaş
ol
pencerene
konan
güvercinlerle.
duvarların
ötesinde
gördüklerini
sana onlar
söylesin.
.
geçen
sefer
seni
öldürmek
zorunda
kaldığım için
kızma bana.
o kadar
güzel
ölüyordun ki
kıyamadım
tekrardan
yaşatmaya.

doktoor
doktooor
doktorr
hah
buradasın.
doğru mu
doktor.
söyle bana.
herşeyini
kaybetmişsen
eğer
tanrı
yaptıkların
için
günah
yazmıyormuş
doğru mu?
eğer
öyleyse
bana
çatının
anahtarını
verir misin?
intihar
edip
geri
getiririm
vallahi
getiririm
söz.
dooktor
doktorr
kapıları
kapatma yine
doktor bari
kitleme ne olur
doktoor
beni
bu kadınla
yalnız
bırakmaa.
sevmiyorum
onu
sevmiyorum işte
sevmiyorum
sevm…

“İki” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir