Jul

Annesi elini bıraktığında korkuya kapılan küçük bir kız çocuğunun, o anlık telaşlı kalp atışları var sende. Ya da geri gelmeyecek diye düşünürken, gözlerinin tam önünde beliren ağlamaklı bakışları… Ama gülerken kırlangıçlar da geçmiyor değildi gözlerinden. Bu yüzden hiçbir hüzün karşı gelemiyor gözbebeklerinin vur emrine. İçinde bir kent yıkılıyor telaşsız, önce sokaklarından başlıyor terk etmeye seni, sonra ışıklarından, denizinden ve sonra martılarından. Bir çığlık gibi can yakıyor kelimeler. Bir şiirin şah damarını kesiyorlar sanki. Ama olan yine şaire oluyor nedensiz…

Hep yok olmak istedin sen. Gökyüzüne söz vermişliğin seni hep, bir meleğin kanatlarına takılıp gitmeye sürükledi. Saklanmak istedin en parlak yıldızın arkasına. Aklın, kalabalık bir sokaktaki kaldırım taşında kalmışken üstelik… Sen hep, kirli bir yıldızın suçluluğunu kendinde bildin… Adımlarınla başlayıp ellerinde tükeniyorken yok olmuşluklar ve her şarkı eksik bir notada çalıyorken yüreğinde söylesene; Kendini yalnız bırakmak için hangi şairin şiirini unuttun gözlerinde?

Kanamalı bir hayat bu. Hiçbir nehrin gücü yetmiyor durdurmaya içindeki kan kaybını. Çünkü hiçbir nehir denize ulaşmak için çabalamıyor artık damarlarında. Şimdi sen, yağmur yüklü bir bulut kadar savruksun işte, rüzgârını kaybetmiş bir sonbahar akşamında…
Acının bir rengi olmalı diyorum. Hicaz makamında bir şarkı gibi yer ediniyor beynimde ismin. Acının bir rengi olmalı diyorum. Ayaza düşmüş bir bahar çiçeğinin son çığlığı gibi…
Sana dair bütün hükmünü yitirirken soğuk intiharlar, Darağacında yeniden harlanıyordu sanki içindeki yangın. Ateşte harmanlanan bütün türkülerde geçerken ismin, sen ölümüne üşüyorsun, düşlerinin en ücra yanlarında.

Gidemiyorsun. Dokunduğun yerde uçurumlar başlıyor. Diplerinde zakkum çiçeği gibi beliriyor kırılganlığın. Olmayacak bir duanın âminiydin sen. Bu yüzden intihara meylediyordu sağ omzundaki melek. Ve sen, günahını mahşere gömen bir peygamber kadar göz hapsindesin artık…

“Jul” için bir yorum

  1. Cidden dostum,senin yaşadığın bir dünyada daha fazla varlığımı sürdüremeyeceğimden yana telaş’ım…

    Sus,anlatma,hatırlatma ! Harikalar diyarının yokluğunu kabullenebilmişken damarıma damarıma enjakte etme katran karası ama bir o kadar da anne karnı huzuru duyguları.

    Yırt at o tabloyu yada göremeyeceğim yerlere as artık !

    Artık yüreğine sağlık demiyorum üstad yüreğiMe sağlık,artık..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir