Keşke

Geçmiş için üzülmedir. İç burkan  insana hüzün veren. Bir yakarış zamanı, geç kalmış dilektir.
Hatıraların pişmanlıkların izidir.  İçinde tüm hayalleri, beklentileri yaşanmak istenenleri , kimi zaman yaşanamayanları, ,özlemleri barındıran, tüm bunları, bunca yoğunluğu  tek başına hissettirebilen,yine de bir yanı hep beklentilere açık sözcüktür.Verdiğimiz veya veremediğimiz kararların sonrasında ortaya çıkar.
Kaçırılmış fırsatların, bastırılmış duyguların, harcanmış hayatların, boşa yaşanmış ya da hakkıyla yaşanamamış yılların, gecikmiş itirafların ağıtıdır… Söylendiğinde insanın zaman makinesini icat edesi gelir. Hataların denizinde boğulurken içten içe söylenen imdattır keşke. Her yanlışın üzüntüsünü insanın yüzüne çarpan pişmanlığın resmidir.
Çaresizliğin çözümsüzlüğün yapılan yanlışların geri dönülmezliğini anlatır keşke… Acılı anlarda ağızlardan dökülerek gizli hüzünlerin başında gelir.
Keşke tartışmalarda kötü sözler söylenmesiydi iktidar çevresine yaranılmasıydı. Politik konuşmalardaki din, milliyetçilik bayrak vatan vurgusunun sahteciliği anlaşılabilseydi.
Polis’te bu kadar kolay insan vurmasaydı. İşkencelerde insanlar ölmeseydi. Yuvalarımızdaki çocuklar işkenceye maruz kalmasaydı. Şehirlerimiz çirkinleşmeseydi ve kabalaşmasaydık. Keşke”Vahşet”  olmasaydı.  Eğlence programlarımız daha düzeyli olabilseydi.
Ancak bu keşkeleri art arda sıralamak bir sonuç getirmiyor.  Hiç kullanmamak yerine ders alıp gelecekte daha az kullanılması için çaba harcanmalıdır.

“Özgür Karakaya”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir