Kıyamet

Kıyamet kopacaksa senin gözlerinde kopar.

Yine herşey aynı sırayla oluyor.Önce sesini alıyorsun benden. Başka bir ses duymaya alışık değilken üstelik, bilmiyorsun. Bir insanı gerçekten ama gerçekten özlediğini nasıl anlarsın biliyor musun? en beklenmedik zamanlarda, gecenin bir yarısı mesela, mesela saat bir’i onyedi geçerken, uyurken mesela, içinde onun olduğu bir rüyadan uyanmışken ya da.. sesini duymaya ihtiyacın varsa, geriye kalan bütün sesler seni sağır eder. İlk kıyametim böyle kopmuştu benim. Sonra yüzünü aldın benden (ki allahtan ezberimde) sonra gülüşlerini. Cümleler eksildi sonra, sonra kelimeler. Bir adın kaldı geriye.

Sonra biraz yağmur yağıyor, adımlarım ıslanıyor. Adımlarımı atacak yer bulamıyorum. Canım yanıyor. Annem boş bira şişelerini elime tutuşturup ‘git bunlarla ekmek al’ diyor. Dönerken iki bira daha alıyorum bakkaldan. Bakkal; ekmek ve birayı aynı poşete koyuyorum diye hep azarlıyor. Hep aynı reklamda uyanıyor babam ve en sevdiği dizi başlarken tekrar uyuyor. Ben uyuyamıyorum. Kalp atışlarım beni uyutmuyor. Sonra olanlar oluyor. Ben hiç böyle yalnız kalmamıştım affet. Sonra.. Sonranın ne önemi var canım yanıyor, canım yanıyor, canım yanıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir