Küçükken hep 22 yaşımı hayal ederdim. 22 yaşımda hesap vermek zorunda olacak mıyım? Eve giriş çıkış saatlerim sorun olacak mı? Nasıl giyinip nasıl yaşayacağım? Aşık olacak mıyım? Gerçek arkadaşlarım olacak mı?…

Bu sorular kafamın içinde yıllarca dönüp durdu. Sonra 22 yaşıma geldim. Aynıydım da kafamın içindeki sorular değişmişti. Sonra baktım, aynı da değildim aslında. İçimde bir kara delik oluşmuştu. Kafamın içinde sorularım var sanıyordum, şimdi bir kurşunla yaşıyor gibiyim. Bizim orada aklı gidip gelen adam gibi…

Romantik şeyler deneyimlerim zannetmiştim, gerçek bir tekme, kroşe vs.  olurmuş, onu öğrendim. Ah benim 22 yaşım diye kendime şefkat göstermeye çalışırken bile kendimi yiyorum. İnsan kendini hor kullandıkça başkalarına kızıyor. Sanki başkalarının suçuymuş gibi.

Kendime yalanlar da söyledim tabii. Eğer yarın ölecek olursam, sadece kendime kızgın ölürüm herhalde.

Gerçekten sadece kendime mi?

Üç çok yakın arkadaşım oldu. Baş rollerinde dört kişi olduğumuz bir hikaye bile yazdım. Bu konuda söyleyeceklerim bu kadar.

Duygusal olmamaya çalışırken bile öyle içliyim ki. Çocukluğuma, vazgeçemediğim her şeye, savunmasız oluşuma, hayatımda bir şeyler akıp giderken hep aynı yerde kalmama o kadar kırgınım ki. Hep haklı olan insanlardan nefret ediyorum.

Her gün sekiz saatliğine sessize aldığım bir sınıf whatsapp gurubum var.

Bana istediğini söyleyebileceğini zanneden herkesten nefret ediyorum. O nefretin içinde içimden söküp atamadığım ve hiçbir suçu günahı olmayan iyi niyetine doyamamış bir kalbim var. Mızmız bir çocuk gibi.  Arkamda sızlanıp duran. Sürekli.

Bunu kendime sitem etmek için yazıyorum. Her şeye rağmen kuş cıvıltılarını bile okşama isteğimi bastıramamam ve bunu bastırmak zorunda olduğum bir hayatta yaşamam bir eziyet çünkü. Sırf annesi bol bol erik ve kiraz veriyor diye kendisiyle her gün piknik yaptığım küçük komşu kızına karşı nasıl sahtekarsam hala o nebze sahtekar bir insanım. Keşke bu bir meziyet olsa.

Modern dünyada samimi olmak bir ezikliktir.

Modern dünyada birini sevmek de ezikliktir.

Birini dallarında türlü meyveler olan kocaman bir ağaç gibi görüp sarılmak bile ezikliktir.

Şu modern dünyada yaşamak ezikliktir.

 

/benzesme