Nerede Kaldın?..

Sen gidersen, anlardım. Ele verirdi bakışların. Yanlışlıkla soğuk bakardın, pot kırardı ellerin, saçlarıma dokunmazdı. Saçlarımdan utanırdım bende.  Kimseye belli etmeme konusunda epey birikimim vardı..

Geç kalıyordum. Elimden geldiğinde yetişemiyordum bir yerlere.  Hep acelem varmış gibi, hep henüz kullanılmamış gibi bütün noktalama işaretleri, yürüyordum.  Daha önce nere gittiğini bile bilmezken, dünyanın tüm yükü omuzlarında asılıymışçasına telaşlı biri yaşamış mıydı? Elbette yaşamıştı . Yine kendimi önemli hissetmeye çalıştım,olmadı,aldırma…

Kalsaydın, hissederdim.  Havalar ısınıyordu. Bazı kalpler hala soğuk.  Dolmuş yine işim varken geç kalıyor. Beklemekten nefret etmeye kaldığım yerden devam ediyorum ben de.

Beklemek; komşunun bahçesinde çürüyen erikler, üçüncü kattaki huysuz amcanın balkonuna kaçan bıçak yarası almış top, ev sahibinin sinir kızı…

Bak işte bunlar hep baş ağrısı.  Ve benim olmayan ağrılarım; gece oynadığımız o toplu saklambaçta saklandığım o eski evde kalmış…   Orkide’nin karşısında düzenli olarak ziline bastığımız ev yıpranmış, zaten pastahane de sahil kenarına taşınmış…

Benim çocukluğum da keyfimin bacak bacak üstüne atılmış sohbetlerinde büyüklerce hırpalanmış, ben küçük küçük düşerken… Ta nerelere gitti aklım. Kafiye hakkındaki düşüncelerim değişmedi, kolum hala kırılmadı o incir ağacından düştüğümdeki ağrıdan kurtuldum kurtulalı.. Alçı da sarılmadı haliyle ve haliyle kimse imza atamadı…

 

Belli ki yoksun sen! Bundan önceki paragraflardan çıkarmam gereken sonuç bu.  Anlatımın akışını bozan cümlem de henüz yazılmadı, bekle.   Çilekler manavları kana buladı. Yine değersiz hissetti kendini bazı meyveler, portakalların canı sıkıldı..

Sen nere kayboldun?!  Nasıl bir cehennemde sohbete daldın?

Güzel bulduğun her kadını melek yapıp, kanat aradın mı?   Sevdin mi başka kimseyi?  Aldatmanın ten tene değil, göz göze gelmekle de olacağını artık anladın mı?…

Bunaltmak da istemiyorum sorularımla ama;

Hangi bavula sığdırdın koskoca ikimizi de, gittiğini sandın?

Hayır yani, gidemedin de! Sadece biraz uzak kaldın…

“Nerede Kaldın?..” için bir yorum

  1. Önünden geçtim dün o evin Eren köyde hani..
    Büyütmeye çalıştığımız o çiçek solmuş..
    Dolaştım bütün odalarını..
    Aradım boşuna seni..
    Uzandım yine o halıya uçursun diye beni..

    Ya beni de götür ya sen de gitme demişti şair eyvallah da dediğin gibi bi de ne kalabilen ne gidebilenler var.. Hüzünlendirdin beni.. Çok beğendim ben bu iş işten geçmişliği..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir