Ö’yle..

Hafta içi telaşlarından kalma akşamüstü sevinçlerinin denize döküldüğü günlerdi. Hala kırgındım Ü’ye ya da Ö’ye..

Akmayan suların, gelmeyen elektriğin nedeniydin.  Komşuya güç almaya gidilen nadir zamanlardı. Denize küsüp acısını dalgalardan çıkarmazdım, yüzmemezlik etmezdim bir deniz anasının acısına. Henüz tam kararmamıştım. Öyle geçerdi sızılar,kalmazdı.

Burnumun dalgınlığından yararlanıp genzime çekerdim bakışlarını.  Şart koşardım kokuna farz olmasa da. Tanrı’ya açıklama yapamayınca, suçlayan bakışlarına ‘öyle ama’ gülümsememle cevap verdiğim, bir gidişin iki kelimeye  sığdığı günlerdi. Kötüydü.

Rüzgar gelince uzaklardan, sen eserdin. Umursamanın kar etmediği zamanlardı işte, deli gibi beklesem de gelmeni, kapıyı açtığında gözlerinden kaçmaktan usandığım yeminlerdi.  İçinde adının geçmemesi gerektiğine dair  yazılarıma verdiğim senli sözler..

Başkasının netleriyle bir sınava tutunmak gibiydi.  İşe yarasa da geçiciydi,sıkça geçerdi. . Sadece yazın sıcağında susamazdım mesela, kışın da, hatta en çok kışın suyu aradığım mevsimlerdi.  Yanımda olanın değerini bilmemi öğretmemiş olsalar da bilirdim.

Kıvamında bırakılırdı hasretler, kimse sevdaların önüne paspas diye serilmezdi.

Bir kırılmanın en anlamlı fotoğrafıydın.  Uzun kumsallar üzerinde diz çökmüşken, elinde görüp görebileceğin en güzel deniz yıldızı ile meydan okurken göktekilere..  Hırçındı gece, anlatılan masalların gerçek payı olduğu genellemelerdi.  Masumiyetin yaşanan kadarla değil, hissettiğin zamanla doğru orantılı olduğuna inanılan, ki’lerin samimiyetinin sorgulanmadığı gönüllerdi..

Seni istemediğimi söylerken ki  hariç olamadığın hayallerdi. İki çocuklu bir yuva, geç kalan babaydı hüznüm… Dahilliğinin başıma dert olduğu gündüzlerdi.  Samimi bulmazdım ellerinden başkasını. İki kelimeyi bir araya getiremeyip gözlerine değemediğim, haksızlığa uğramış büyük bir kız çocuğuydu işte darılmalarım.

Bu yüzden derdim çoktu Ü’yle yada Ö’yle …

“Ö’yle..” üzerine 7 yorum

  1. Aşk ile doğru zamanda karşılaşamayan her insanın hissettiği fakat dillendiremediği betimlemeler bunlar olsa gerek. Oysa aşkın doğru zamanı yoktur. Aşk, bi kaç harfin kafa kafaya verip anlamlı hale gelmesi değildir. Çünkü bunun için bir anlama ihtiyaç yoktur. Her bedbahtın kendi aşk tanımı vardır. Hiç biri kıymet biçemez değerini ölçemez. İşte aşkı bu kadar kıymetliyken içinde büyüyen yokluk onu üzüntüye sevk eder… Yani benim için aşk varlık içinde yokluktur.. Üz beni üzüntü 🙂

  2. Geri bildirim: Anonim
  3. Küçük kız, büyük aşk…

    Aşık olacak kadar cesur, bunu yazacak kadar savaşçı olmak büyük maharet. Cümlelerinin arasına saklandım, kendimi bulamıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir