Ruh hastası

Çürüyen cesedin yanında bilmem kaç yüz yıl kalmış gibiyim… Etrafımı buram, buram kaybedişin kokuları her bir yönümden sarıp sarmalamış beni. Ben ölüm kokuyorken ve bütün papatyalarım ölmüşken.
İğrençlik hissi ile bakıyorum aynada kendime. Tanrım bu kadar hatalı bir iş çıkarmazdın…
Sevgi, aşk, çiçekler, böcekler (hııhh) insanın kulaklarına ne hoş geliyor değil mi ? Ama benim değil.
(Ben insan olamam….)
Sıcak evlerinizde iyi vakit dolaylarında. Zaten mutlu olan hayatınıza yine mutluluklar dilerim…
Bana da mı ? ahhh beni boş verin ve.. (herneyse. ) Hayatımdaki bütün anlamsızlıklar anlam kazanmayı beklerken, öznesi kayıp cümle gibiyim sahipsiz ve belirsiz.
Takılar serpiştirilmiş her bir kelimeme, mış, miş, mişti, mıştı…
Beni boş verin… Bütün kötü dileklerim ölümsüz rahat olun vakti gelince her biri yok olur.
Neyim ben, kimim ben ? nereye koşuyorum ahhhh Tanrım neden ben ? neden ben? neden ben ?
O, bu, şu, onlar, şunlar değilken ? neden ben ?
Yoruldum… üstüm başım ceset kokuyor. Katlettiğim duygularımdan arta kalanlar olsa gerek.
Benden günün ağarmasını beklememi istemeyin. Öldürmek istediğim daha bir çok duygu var…
Hıhh.. Ben kim miyim ?
Aynada yüz binlerce kez tekrarladığın iyi dileklerin zıttıyım.

yazarın notu : Bunu okurken kendinizi aynanın karşısına alın.. Ve karakterin yerine geçin…

“Ruh hastası” için bir yorum

  1. Yoruldum… üstüm başım ceset kokuyor. Katlettiğim duygularımdan arta kalanlar olsa gerek.
    Benden günün ağarmasını beklememi istemeyin. Öldürmek istediğim daha bir çok duygu var…
    Hıhh.. Ben kim miyim ?
    Aynada yüz binlerce kez tekrarladığın iyi dileklerin zıttıyım…

    aynanın karşısına geçmeye gerek yok bence o kadar güzel anlatılmışkii insan kendni ister istemez karakterin yerine koyabiliyor..belkide ben içimdeki duyguları yansıttığı için rahatlıkla benimseyebiliyorum karakteri …tek kelimeylee harikaa bi yazıı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir