Sabaha Karşıları

Kendim için demiyorum, dönmen senin için de hayırlısı olur diyemedim. Hayır’ı cümle içinde kullanmak tüm romantizmin kolunu bacağını kırıyordu bana göre.  Neyse işte gitti o. Dönmedi de. Zaten ben de beklememiştim…

İlk kez bir yakınımı ilkokula giderken kaybettim ben. Silgi kaybetmek gibi bir şeydi.  Ama yenisini alamıyordun işte.  Aklıma geldikçe hüzünleneceğim bir anım olmuştu.   Sonra yazmaya başladım. Günlük tutuyordum.  Hatta bir ara en yakın arkadaşımı bulmak için belirlediğim beş altı kişiye günlük tavırlarına göre artı eksi atıyordum. Aradan zaman geçince bunları  toplayıp bir sonuca varmak istedim. Yazımı okuyamadım, vazgeçtim.  Çocukken en iyi arkadaşı artı ekside aramak çok da saçma gelmiyor.

Günlükten sıkılınca  şimdiki pop şarkıları tadında şiirler yazmaya başladım.  Abimin okuldan getirdiği güzel defterlere yazsam da beğenmiyorlardı. Sınıfın en çalışkan kızı kadar iyi olamıyordum bir türlü. Olumlu eleştiri alamamaya devam edince  kimseye bahsetmedim bu işten.  Yazdım da yazdım. Eskileri beğenmemeye başladım.  Bazen, her şeye kızınca; uzun süre ara verdiğim oldu.  Zamanın alt edemediği türden bir bağdı demek ki de kopmadı. Daha iyi yazmaya başladım. Birilerini memnun etmem gerekmediğini anladım sonra.

Bak yine sonbahar, tam gitme zamanların. Ama artık kızmıyorum gidişine. Vardır bir bildiği diyorum. Belki o da bir yakınını kaybedip başka uğraşlara yönelmiştir. Tesadüfen bulmuştur kendini başka başka yerlerde…    Bayram geçti, bahanemiz varken bile aramamayı seçtik. Doğru zamanda yanlış eylemlerde bulunanlardandık biz. Artık takmıyordum böyle şeyleri.

Bazen kalbime vuruyorsun aklımdan ziyade. Genelde sabaha karşıları..

Sonra ortaokula geçtik, sınıflarımız ayrıldı o beş altı arkadaşla. Başka başka liselere dağıldık, mezun olduk. O en çalışkan olanımız hukuk okumaya gitti.   Ben de sen gidince kimse kalmayacak düşüncesini sildim kafamdan.  Konu sadece sen değilsin.

Aslında artık konular sen değil.

“Sabaha Karşıları” için bir yorum

  1. hu huuu demek artık “konular sen değilsin” diyebiliyorsun.. Erken aydınlanman umutlandırdı beni. Ya da üzülmeli miyim her şeyi bu kadar çabuk idrak edebilecek olmana.. Çünkü bu hiç de iyi bi şey değil aslında.. Bi itirafta bulunmam gerekirse; Her şeyi biraz da bu sebeple erteledim hayatımda ya da görmezden geldim. Geç kaldım belki ama hiç de fena günler değildi.. Ebeveynlerin çocuklarının görmemesi gerektiğini düşündüğü cinsellik ve şiddet için içgüdüsel bir çabası vardır. Haklı buluyorum çabalarını çünkü en güzel hatıralar bu ikisinden önce yaşananlarda kalıyor.. Ne kadar geç tanışırsalar o kadar iyi sanki.. Belki de bizim için en iyisini düşündüklerini geç de olsa anlamamızı sağlıyor işte..

    Daha eğlenceli yazıyorsun, sevdim..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir