Sana, Sana ve Sana Dair

Dokunsam ağlayacaktım, öpsem kıyamet.

Gelirsen, gülüşünü hep omzumda taşırım. Kucaklarım ismindeki bütün alfabeyi. Türkçe özler ama hangi dilde istersen o dilde severim seni. Sadece senin ellerinin dokunduğu mutlu bir masala taşınırız. Ayazdan kaçan kelebekler sığınır gözbebeklerine ve gözlerin değince gözlerime, belki öpersin beni. Sen beni öpersin ve bir tren içimden sana doğru yol alır. Tenine kanat çırpar yönünü şaşırmış kırlangıçlar. Beyaz beyazlığından utanır belki. Belki dokunursun bana kanım çekilir, kavimler göçer dokunduğun yerden yeniden. Her daim yeşil kalan ve yeşili gözlerinden alan bir dilek ağacının gölgesinde yaşarız. Sana pamuk prensesin don kişot’a kaçtığı masalı anlatırım.

Sana, sen benden vazgeçersen eğer Tanrının beni neyle tehdit ettiğini anlatırım. Nehirlerin nasıl canıma aktığını ama benim sana, sadece sana nasıl susadığımı anlatırım. Seni kimselere sormadan, kimselere anlatmadan nasıl bunca zaman hayatta kaldığımı, belki karşılaşırım diye saatlerce dönüp durduğum köşe başlarını, saçlarına dokunmuştur diye içime çektiğim rüzgarı, belki sen de bakıyorsun diye gözlerimi ayıramadığım dolunayı, farklı sıcaklıklarda ısındığımız güneşi, bastığın toprağı, soluduğun havayı, içtiğin kahveyi, yaktığın sigarayı..

Sana bir çift yeşil gözü
Sana beyaz bir dokunuşu
Sana ipekten bir sesi özlemenin, içime nasıl işlediğini anlatırım.

Belki o zaman daha çok sarılırsın bana…

\oyunbozan

“Sana, Sana ve Sana Dair” üzerine 2 yorum

  1. Sana, tüm sözler söylendiği halde bir türlü bitemeyen bir şarkıyı anlatırım. Belki o zaman dinlersin beni.
    Hani bitmemeliydi dedirten bir yazı olduğundan devam ettireyim dedim 🙂 Kalemine sağlık, en çok da yüreğine..

  2. kalemin ve sen. bağımlılık yapacak türdensiniz. kalemine,yüreğine ve ruhuna sağlık.(ruhuna diyorum çünkü her bir yazın okuyanın ruhuna dokunmadan geçmiyordur.en azından benim için böyle :))

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir