Sen Çocuk Kal

 

Yazarken değil, konuşmaya çalışırken gör sen beni. Konuşamazken görsen de olur aslında. Cümle kurmak kolay iş, ancak bir kalemle.
Sen şimdi git, ama daha dönme. Ben bir de seni dönemezken göreyim. Sinirime falan git, şirinime git ya da, fark etmez. Git de; ne şekilde olduğu önemli değil.
Herkesin bir bitiş hikayesi var nasıl olsa, öyle değil mi? Bit, senin de olsun. Hatta ikimizin olsun.

Nasıl istersem öyle yazarım, nasıl seversem de öyle severim. Kimin ne istediği, nasıl beğendiği kimin umurunda?  Ben insanları önemsemem mecbur kalmadıkça . Sen de dene. Sevilmezsin ama kafan rahat olur.

Karşıma ne zaman çıkarsan çık. Ben seni görmeye her zaman hazır olurum.

Benim işlerim genelde ters gider. İşini şansa bırakmaması gerekenlerdenim. Buldum derken kaybederim, saklamaya çalışırken her şey ortaya çıkar, bunun gibi şeyler.
En son; dediğim olmayınca ağlardım. Küçükken, bir de sevilirken işe yarıyor. Şu sıralar deneme gereği duymuyorum. Hata yapınca cezası neyse çekiyorum. Büyüyorum galiba. Sen çocuk kal.

Kuşaklarımız çatışsın, eğleniriz.

Gereksiz samimi bir havam var. Nedenini sorana önemsemediğimden bahsediyorum. Kırılan oluyor, olsun. Severim yakıp yıkmayı. Bir Roma’ya gücüm yetmez ama. Hem sıkılırım.

Her yazının bir planı olur diyenler şu halimi görünce biraz ikna olabilirlerdi bu işin, iş olmaktan çıktığına.  Terapi gibi bir şey bu. Zaten kendi kendime konuşmazsam deliririm ben, konuşunca değil.  Bende işler biraz tuhaf işler, daha önce değinmiştim.

Adalet duygun normalden biraz daha fazla gelişmişse, hayatının herhangi bir bölümünde söküp atamayacağın bir ayak bağın oluyor. Sevimsizleşiyorsun. Yanımda olamaman da adaletsizlik mesela.
Gelişkin duygular zararlı. Her şeyin fazlası zararlı.  Sen benim fazlamsın.  Benden de fazlasın ayrıca.  İyi değil bu.

Neyse ne, Tanrı iyi iş çıkarmış seni yaratmakla.  Herkesin aklına gelmezdi.   Beni de senle kamçılıyor. Hırsımın sebebi bu.  Zaten ne oluyorsa; yokluğundan.
İyi etmiş, yaratmış da. Yoksa aklımın ucundan geçmezdin.

Ciddiyim.

“Sen Çocuk Kal” için bir yorum

  1. Veeeeh görüyon mu kötü şeffafımsıyı.. (:

    Korktum, çekindim hatta utandım şöyle böyle yapsana demeye.. (: Pek içten pek samimi ve kuralsız bir düzen.. Kime neye göre yazacağın önemli değil önemli olan anlatabilmek.. Herkesin anlayabildiği bir kaos yaratabiliyorsan düzeni kim ipler.. İşte denemen tam da böyle bir kaostan meydana gelmiş; kimsenin içinde kaybolmayacağı, bittiğinde devamını arayacağı, tutkulu, bağlayıcı, gerçek ve hayal ürünü bir arada..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir