Şizofrenik Nağmeler-7(İdam)

Korkma ve gülümse sadece!
Bir gün olur da sıkılırsan Tanrı’nın tek fabrikasyon hatası olarak var ettiği varlığımdan; Geçip de karşıma Ayrılalım deme bana, Bende ki Seni Öldürüyorum de timsahca… Yerini bulsun diye yargıla Asi Ruhumu. Madem ki suç benimdir; öyleyse kendi cezamı da kendim veririm. Beyhude bir hayatta sensizlik içinde 3 kez müebbet yemektense senin ellerinde 1 kez idam edilmeyi seçiyorum. Biliyorum kalktı o ceza ama azılı bir aşığım ben ve sallandırmalı benim gibileri İlk Kurşun Anıtı’nın önünde…

Ben hazırım!

Benim gibilerin seri üretimine son verildi Tanrı nezdinde. Akranlarımın çoğu yabancı sevdaların kollarında can çekişiyor. Ben hazırım yok olmaya ama senden bazı isteklerim var. Hukuksuzluk üstüne kurulu dünyada ki tek yasal sevdamsın sen ve o kadar hukukumuz olmalı… Saçlarından olsun isterim urganım. O kokusunu çok sevdiğim şampuanla yıka, yok olurken bile sen kokmak istiyorum. Hasretinle kelepçelediğin ellerimle ve bir tükenişin ağırlığıyla prangalanan ayaklarımla gidiyorum ölüme, gözlerinde ki sonsuzluğa geliyorum… İki dudağının arasına kur idam sehpamı ve temiz bir kağıda yaz suçumu en büyük puntolarla… Tellallara gerek yok haykırıyorum işte.

Çok Sevdim Be Abi!

Bu kadar şamata yeter! At tekmeyi beni sende, yani hayatta tutan tek bağıma. Merak etme titreye titreye can çekişmeyeceğim. Ya da açılmayacak gözlerim fal taşı gibi. Azrail’e buyur ederken can emanetimi, sadece güleceğim gözlerine; Beni hep mutlu hatırla diye! Soğuklaştığımda tırnaklarınla yap otopsimi ve bende sana ait emanetini, senin için atan kalbimi söküp çıkar göğsümün zindanından… Gidişimin ardından akıttığın gözyaşlarında yıka günahkar bedenimi ve 3 yaşında ki küçük kızların oyuncak bebeklerine yaptığı gibi sarıp sarmala, tenine sar beni… Aşkın bütün cenabetliğine rağmen 3 maşrapa hayrına,3 maşrapa şerrine su döküp al abdest-i ızdırabını. Yalnızlıklara alışamadım ben tek kişi ile ama ceamaat halinde kıl namazımı gıyabında ve İyi Bilirdim de siyahların altından. Tek başına omuzla tabutumu. Dikkat et! Birlikde işlediğimiz günahların ve pişmanlıklarının altında ezilme sonra. 4 kollu götürgeçin arkasında sıra sıra melekler yürüsün ve onların nezaretinde gireyim cennetime. Başım, İnönü mabedine gelecek şekilde kaz yanaklarını. Bilirsin yastıksız da uyuyamam öpücük büyüklüğünde bir taş koy başımın altına ve 7 tane tahta çakıp üstüme can havliyle göm beni yanağında ki gamze çukuruna… Siyah-Beyaz karanfiller bıraktığın toprağımı sula gözyaşlarınla ve ardına bakmadan git koşarcasına…

Buradayım işte!

Bazı gecelerin en karanlık ve en bensiz saatlerinde sesimi duyacaksın belki, çünkü seni öpmeden uyumayı öğrenemedim bir türlü… İçinde yanan o pişmanlığı içtiğin sularla söndüremezsin! Keşke ile başlayan cümleleri miras bırakmıyorum merak etme. Hem ben ölmedim ki. Yüzümüzü yıkadığımız lavabonun üstünde tek başına kalan aynaya bak şimdi. İyice yaklaş,bak gözlerinin tam ortasına buradayım işte…. Sendeyim!

Saygılarımla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir