Şizofrenik Nağmeler-9 (Travma)

Gram acıyorsa namerdim!

Tek korkum sensizlik ve çığlıklarla gelen sessizliktir sadece. Biri ölümü hatırlatıyor bana, diğeri zaten ölümün ta kendisi! Arsız bir melankoli bağımlısıyım ben. Bundandır en olmadık aşklara balıklama atlayışım. Aşk bir denizdi kirli ve bir o kadar bulanık, bırak ıslanmayı çorak karalarda boğulmuşum kime ne bundan? Tanrı bile önemsemez düşenleri çünkü acizdir düşenler. Biliyormusun adama düşmek değilde kalkmaya çalışmak koyuyor. Boş olan avuçların itilip hor görülür Tanrının o yaman avukatlarınca… Hayata tutunduğun parmaklarınla tek mi-çiftmi oynarlar hayasızca…

Vitamin Hapı!

Misyoner pozisyonu mahsülüydü yaşattıklarını yaşadığım.Küstüm, yeri geldi ulu orta kustum.Adab-ı Muhaşeret Kanunlarının en ilginç kanununun en komik fıkrasına göre kör bir hapse atıldım.Göz hapsiydi.Adını bilip ama çoktan unuttuğun bir yalanı vitamin hapı gibi yuttururlar kanun diye, yasa diye, töre diye ve kılıfınada uydurulmuştur bütün kitaplar. Sana düşen canlı taklidi yapmaya alışmış cesetleşmiş vücuduna, ölüm suskunluklarını giydirmektir. Bi fazla bi eksik ne değiştirir ki. Afyonlanmaktan buruş buruş olmuş damar yolumda trafik kazası var, bütün suratsız hemşirelerin dikkatine! Darağacında armut sezonu açıldı yada turfanda ölüm….

Bi çay bi boyoz!

Ulan az muhterem iddia makamı, söyleyin çok şeymi istedim sizden? Bi demli çay içsem 2 boyozun yanına , biraz rüzgar ve yosun kokusu, birde tatlı bir İstanbul tebessümüydü bütün istediklerim. Hadi yazı tura atalım HAYATINA!… Yazı gelirse ben İSTANBULUMU, tura gelirse O beni alsın kabul mü?

Acizliklerime kahkahalarla gülen siz Tanrının avukatları;Dik gelirse çekip gidi, defolun hayatımdan!...

Saygılarımla

“Şizofrenik Nağmeler-9 (Travma)” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir