Sokak Çocukları…

Yarım kalmış  bir hayat, tükenmez ve acı dolu… Ne yanı başımda duran insanlar ne de bir başkası. Sanırım yalnızım. Gündüzleri sever, nefret ederim siyahlardan. Hani bir kış gelirse yine sevmem güneşi, yatma yerim, su içeceğim  yer bile sabit değil. O an nerede olsa uyumam gerek ve yer verirlerse bana. Azarlamasalar, konuşmasalar  güzel bir uyku çeksem, düşlerim bile sıradan olsun razıyım kimse olmasın “Bunu gördüm bugün diye” konuşmasın dilim tek bir şey için konuşsun. Aileme gördüğümde  Anneme sarılırken. Uyurken gördüğümde  gülümsemeli gözlerim ardından babamı görsem dizlerimi kırıp uyumaya devam etsem ve kardeşlerimi görsem sonra sonsuza dek uyusam… Uyanmak istemem o an ama uyandığımda herşeyin anlamsızlığını farkedecek ve susup kalacağım…Yürüdüğüm yerleri o kadar çok biliyorum ki şu kaldırımlarda şu kadar taş var, az ilerde güzel bir market var ve ardından gelen mağazalar. Ama onlar beni tanımaz beni akşam vardiyasından çalışanlar tanır ve arkadaşlarım. Yemek ne yesem diye düşünsem bile boş,  seçim hakkım yok ki. Kuru bir ekmek ya da yarım kalmış bir börek razıyım ama sonra ? Zamanın işkencesi başlar.  Senden kaçan insanlar, bir sigara istesem azarlayan insanlar  ama hepsi kötü değil verende var onlar güldürür beni, içerken her yudumda ayrı bir acı çekerim içime  yarıya geldiğinde söndürmeliyim tıpkı cebimdeki yarım ekmek gibi sonralara saklamalıyım, bitmeyen sonralara.

Kimi zaman herkes gibi ben de bir yerlere gitmek isterim. Param da var benim ama yanıma oturan insanlar  oturmak istemez ki… Pis kokarım, sakallarım upuzun, ayakkabılarım da yırtık ve inerim; güneş yeni bir yer bulmam gerektiğini söylüyor, peki nerede ? Annemin koynuna girip orda uyumak istiyorum bir elini atmalı omuzlarıma  ve sabah olunca babam “hadi kalkın” demeli kardeşlerim benim yumurtamı yemeli bunları istiyorum. Yağmur yağınca ıslanacağım kim üzerimi örtecek.. kimse.. Bulduğum kartonlara sarılacağım annem diye,sabah yerken bir kaç lokma birşey sessizce içimden “Afiyet olsun Anne, Baba ve Kardeşlerim” diyeceğim, dışlanmışlığın acısıyla zamana ayak uyduracağım sessiz yakarışlarım duyulacak ve oracıkta güle güle hayat diyeceğim. Kimse tanımaz ki beni. Kim kaldıracak oracıkta uyurken, hangi mezar benim diye seçim yapamazken. Bakıp geçecekler, belki üzülecekler ama kaldırın diyecek mecalim bile kalmamışken…

Gülüşlerim, acılarım gibi sessizce olacak ölümüm. Annem, babam ve kardeşlerim bile bilmeyecek. Alıp götürecekler ve sonra kim bu diye soracaklar “Ben Sokak çocuğuyum” diyecek sesim bile yokken “Gömün bir yere” denilecek ve ardından herzaman uyuduğum toprak, bu sefer o örtecek üstümü. Ağlayışlar yok, gülüşler yok. Annem bile bilmeyecek burda olduğumu ama cennette göreceğim onları. Hem orda üşümem ki sarılırım sonsuza dek… Ve yine karanlık bastı artık acıkmayacağım, üşümeyeceğim, mezarımda uyurken kim dışlayabilir ki. Sokaklar beni sevmeye devam edin Elveda size sokaklar ve diğer “ben”ler  devam edin sevmeye..

“Otistiq”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir