Merhaba. Biraz da buradan bahsetmek istedim. Bu sitenin en küçük yazarıyım. Küçükken (hala küçük olmakla beraber) bu siteyi çok severdim. İçinde olmayı da çok isterdim haliyle, oldu da.  Herkesin hayalleri var, olmak istedikleri var. Olamadıkları var ve olmaktan nefret ettikleri…

Mesela buraya yazmıyorum ya, görünce bıraktın mı o işleri diyen bir kişi bile olsa bir şey başarmış gibi hissediyorum. Aslında bazen de hissetmiyorum. Ne hissettiği hakkında kesin tavırları olan biri değilim. İyi hissediyorum işte. Aslında bazen başyazar da beni soranlar olduğunu söyler, motive ve incelik olarak algılıyorum. Belki de vardır kim bilir?  Gözünüze bir şekilde takılıp bu yazıya kadar gelenleriniz olacak diye umuyorum. Ummuyor da olabilirim.  Benim nasıl biri olduğum sanki kimin umurunda? Hiçbir sosyal medya hesabım yok, o birikmişlikle yazıyorum biraz.

Nasıl biri olması gerektiğine karar veremeyen biriyim. Bir duruş edinemedim kendime. Fazla gaddar ve duygusalım. Vefalı ve umursamaz. Bencil, fedakâr ve hiçbir şey. Herkes gibiyim. Sokak lambası gibiyim de mesela. Diyenler oluyor ki iyi hoş yazıyorsun da nereye kadar böyle? Bir yere varmak o kadar önemli midir? Bir şeyi sadece iyi hissetmek için yapamaz mıyız? Yolda olmak da bir şeydir diyenlerdenim.  Yolda olmak kolay da bir şey baktığınızda. Şuan oturduğum halde yoldayım. Yolda olmak sadece yolda olmaktır. Ben ve benim gibiler için bir yola girmek bile çok şeydir. Kendini bana biraz yakın hisseden anlar.

Yetinmekle mutlu olmak doğru orantılıdır. Bu gerçek. Şöyle de bir durum var ki; yetindiğinden azına denk gelince onunla da yetinmen gerekir. Çelişki yok mu sizce de? Yavaş yavaş aç kalmaya alıştırılıyor gibi hissediyorum. Aç derken, duygu açlığı.  Kendi içimize dönersek, kaç tane var gerçekten mutsuz ve yalnız hissettiğimizde konuşmak istediğimiz birileri? Bu belki de iyi bir şeydir demeyeceğim. İyi olması gereken bir şey şu zamanda. Size şimdi şu yaşta üzerime vazife olmayan saptamalar yapmak istemiyorum.

Nihayetinde duygusal bir insanım. Bu şey bir virüs gibi. En güçlü olmanız gereken zamanlarda başınıza bela olur. Tutar bacağınızdan, gidemezsiniz mesela. Ben inanmıyorum duygusal olup gidebilen insanlara. Onlar artı ve eksileri olan insanlardır. Matematikçi gibi görüyorum onları. Saygı da duyuyorum. Olamadığım bir şey sonuçta. Hayatta da olamayacağım bir şey…

Şu yazıyı yazdığım süreçte savunduğum şeyler olmuştur. Buna ilerleyen zamanlarda sadık kalacağımı düşünmenizi istemem. Dedim ya, duruşum yok benim; fanatik olamam, dışında kalınca da üzülürüm. Bir insandan daha çok benziyorum sokak lambasına. Ancak gerçek bir ışık yoksa iş görürüm. İçimde; patlamaya hâli hazırda bir ampul kalbim. Sabah olunca geçecek bir şeyim. Ben aynı acemilikle hayatıma devam etmeye çalışırken okunduktan iki dakika sonra unutulacak, belki de hiç okunmayacak biriyim işte.

 

/ benzesme