SÜNDÜRÜLEN SİNDİRİLEN NE VARSA

SÜNDÜRÜLEN SİNDİRİLEN NE VARSA

Tamam, uzatma… Bu an çekiştirilemeyecek kadar kısa olmalı, SEN de gitmezsen kimseye laf düşmez, orda kal,  içinden çıkma, ucundan çekme hiçbir yaşananın, ardından ağlamaktansa içinde KAL. Zamanın olmadığı bir yere gideceğiz birazdan, kimsenin dilini bilmediği şehri bile olmayan dört duvar arasına, ancak orda duyabilirim seni. Sesin burada az, yüzün karanlık ve için bulanık. Neredesin şimdi, başka bir zamanda mı kayboldun? Ne kadar çok zaman değiştiriyorsun. Seni kayıpken buldum, hep KAYBOLACAKSIN gibi geliyor, belki de artık unutmuyorsundur, kaybediyorsundur, aramıyorsundur, sıra sıra dizmiyorsundur sudaki taşları avucuna, suda bırakıyorsundur. Kelimelerin ve gemin sabittir ama usul bir liman değildi ki aradığın, aklın hep çocukluk şarkılarındayken, koşuşturman niye kızıl bir saçta? Kıyında terk etme beni, yağmura hüzün katma, unutulmak için yaşanmış delinince eldivenden çıkarılmış parmaklarız belki de ama hala ıslak bir tablodur belki uzakta duran, düşündün mü çöpten adam çizmeyi içine… Denize yeniden çıkacak bir yanın olmalı, kendini bıraktığın renkli zamanlar… Fırtınanın nereden ne zaman geleceğine mi takıldın, eskiden bunları düşünmezdin, öyleyse; yaşlandın.

İstersen hiç bulaşmayalım sevdaya, yanlış sevdalarda karşılaşmadan nasıl durduk, karşılaşmayı nasıl kurduk, kuruduk kaldık iki vicdan arasında. Birini unutmak için başka birinde harcamayacaksın zamanı, yoksa gözündeki yaşlar seni rahatlatacak bir çukur bile oluşturamayacaklar… Nasılsa bir yerlerden çıkıp geleceksin, hep öyle olur güzel ve kötü hissettiğim her yerde sen de olursun mutlaka! Dinlediğin şarkılarda değildir yalnızlıklar, avuttuğun çocuk çoktan başlamıştır ağlamaya, her geçen gün unuttuğunu sandığın ve sadece içinde büyüttüğün acemi yalnızlıklar…

Bir şeyleri istemeyip sonrasında çektiğin acıdan bıksan da artık vazgeçemiyorsun demek…  Keşke yaşayıp da üzülseydin, yaşamadan üzülene rastlamak için seni seçmedim ben, kararının arkasında duramıyorsun, önüne hiç geçemiyorsun, içinin çoğalması bu sanırım, taşıp durulması ve sonrasında titremek, kapının önündeki ıslak bir hayvan olsa çoktan firar etmişti,  sen edemiyorsun, bazen yaşanmışlıktan değil, yaşanmamışlıktan da kaçamıyormuşsun… Yazdığın bir şey var mı merak ediyorum, kalemin kâğıdın bana hükmettiği güç senin kılını bile kımıldatmıyor mu? Bazı sözleri severim aklımda tutamam oysa söylediğin bir sözü biraz önce nasıl da hatırladım… Başka birini bulmadan yerine gitmeyeceksin bir yere, arkanda anı bırakmayacaksın ki unutulup gidesin. Mutluluk bile acı veriyor çünkü seni vaat ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir