Sürünceme

Alt metni: düşlerinin bedeli boşluklara gebe, olan bitene tepkisiz, olasılıklar içinde kararsız. Ot gibi.

Her gözyaşında bir ak bir kara kedi, ne zaman geçecek olsa yanımdan saat 13, usul bir eş arar gibi gezinirken yukarıda, ne zaman yanıma düşsen günlerden 13… Uğuruna mı uğursuzluğuna mı inandığın bu sayı kedileri sana sadece çağrıştırdı. Günler denk geldi ve saat durdu. İlk bindiğin otobüste yer bulamadın, ikincisini beklemek işine gelmedi, inmedin, sıkıştın.

Her ayrılıkta yenilenen korku içindeki delileri öldürürdü.

Oysa sen her seferinde onlarla gitmek, ne derler diye düşünmeden sokaklarda şarkılar söylemek, dans etmek istersin. Bense bir sigara isterim önce, sonra içimdeki kalabalığı yakarım. Bir trene biner, bilmediğim bir durakta inerim. Hayal etmesi güzelken, seni bulup yormakla uğraşmam.

Geçenlerde bir arkadaşın ayrılığın eşiğine geldi, dinledin. Diyordu ki ‘sana biz nasıl böyle olduk?’… Düşündün, kediler, sayılar, boşluklar içinde, dedin ki;

“Denedin, sabrettin, sonra ayrılık ne bir sese ne bir ürpertiye bıraktı yerini, sezemedin gidişini, emek verdiğinle kaldın. İsyan ettin, yağmaladın seni sevenleri, fincana sordun ilişki durumunu, bazı sarhoş parçaları dinledin, belki içtin, arkadaşlarına anlattın ya da sustun, yorganın altında ağladın, etrafa güldün, kendini yerden yere vurdun belki de gözünden yaş gelmedi.”

Peki ya başlarken? Diye sordun…

Sustu.

Ona da sen cevap verdin.

“Kokular süründün, şiirler beğendin, çiçekler topladın belki, çamaşırını yıkadın, yemek pişirdin, çocuklarına baktın belki, ona bir portakal suyu sıktın sadece bunu yapabiliyorken ya da tahtayı yonttun anlamsız olsa da bir şekil verdin, onu düşünürken elini kestin, kanın da bulaşınca daha değerli oldu, şarkı tuttun, güldün, unuttun.”

Neden yaptın bunları? Diye sormadın bu kez sadece düşündün.

Kendini yüceltmek de yerin dibine geçirmek de hoşuna gidiyor çünkü. Bencilsin, huysuzsun ama iyi kalplisin belki. Seviyorsun sevilemiyorsun ya da tam tersi. İstediğini bilmiyorsun günlük yaşıyorsun belki, modayı seviyorsun gündemi takip ediyorsun yoruluyorsun ya da…

Kısa süren bu halden sonra düşlerinin ne kadar da boş olduğunu gördün. Herkes gibi yaşadığını fark ettin, duyguların acı acı sırıttılar yüzüne, onlar bile senin yanında değildi artık. Duygusuzluğun da eklenince düşlerini boşluklara bıraktın, indin otobüsten, kendi kendine düşündün, içindeki deliye dedin ki;

Yahu sen ne biçim adamsın?

Düşlerinin bedeli boşluklara gebe, olan bitene tepkisiz, olasılıklar içinde kararsız. Ot gibi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir