Hayata takıldı ayağım..

sendeledim önce..

düştüm ve  küfrettim ana avrat yaşım kadar ve bir o kadar ağladım utanmadan..  

dizimde açılan yara çocukluktan armağan..

kimse dokunmasın istedim..

yaralarım masumdur, masum değilken ben hayatta..

yaralar.. yaralar insanı en çocuk yaşta.. sızlatır içini..

yaralar..yorar insanı en olgun yaşta.. göz yaşını akıtır içine..

takıldım hayata..

sendeledikten sonra düşülebiliyormuş, kanayınca anladım çocuk yaşımın yaraları..

ve küfretmek sarmıyormuş yaraları, dilinde ayıp kalıyormuş insanın..

ana avrada boşuna kötü söz sürülüyormuş..

onlar bile masummuş yaralar kadar ve yaralanırmış her kötü sözün ardından..  

hayata takılıyor ayağım her yaşımda..

her yaşımda biraz daha açılıyor yaralarım..

iyileşmesine izin vermeden kanattığımdan bağlayan kabukları, yaralarım hayatta direnemiyor..

kanamak için bahane arıyor..

sendeleyip düşmeye zaman yok..

kabuk bağlayan yaraları tırnaklarken.. yaralarım  kanıyor..

hayat oluyorum kanatıyorum yaramı..

kendime takılıyorum..

düşürüyorum kendimi.. yaşım kadar ağlıyorum görmesin kimse..

kimsenin anasına dil uzatmadım dilimdeki küfür kendime..

yaralarım kanıyor..

hayata takıldım sandım hayatken kendim.. avuçlarım kanarken anladım akan kan değil hayatın ta kendisi..