Taşlama ‘

Başlamak yok ,bitirmeye cesaret kalmadığından.   Çok da önemi yok mırıldanmaların. Artık hepsi yenilginin yere sürünen etekleri.. Eğer ben kalemi yanlış tutuyorsam doğru yazmak istemediğimden değil. Veya dik kesen acılara paralellik sağlamaya çalışıyorsam geometriye olan alakamdan ötürü değil.

Bir kapatma düğmesi olmadığından kırılmaların, bana daha iyi geleceğini söylenenlerin daha beter hasta ettiğinden düşüncelerimi yaşamaya değer bir şey yok;ya da yazmaya…

Ummaların başıboş.  Özlemler hazımsız.   Söylenemeyenler ve tabii unutulmayanlar ;sırta kambur, başa ağrı ,ayaklara kramp…     Farklı oltalarla aynı balığı arıyor olamaz mıyız?   Bilemezsin..   Ölmeye devam ederken bazı ölüler beni de yanlarında götürdüklerine dair şahitlik edebilir misin? Tam açılmamışken solan güllere ne demeli..?   Lalelerin bu durumu garipsediğini, orkidelerinse pahalı bir alışkanlıkla küçümsediğini inkar edebilir misin?

Tek bir kişi için tüm dünyayı aynı insanla aldatmama seyirci kalabilir misin arkalardan? Artık mevsimlerin eski neşesinin kalmadığını anladığında bütün yanılgılardan sıyrılıp gözlerime göç eder misin? Sonsuza kadar kalmalığına…  Kızgın kuşlara ,haksızlığa uğrayan balıklara onları iyileştirecek bir ilacın yaralarını iyi edecek bir merhemin olmadığını uygun bir dille anlatabilir misin?..

 

Ve Tanrı beni ne zaman seni severken görse gülerdi…O’na bu durumu görmezden gelip gelemeyeceğini sorabilir misin?..

Benimle Viyana’yı kuşat,  okyanuslara açıl ,köpekbalıklarına meydan oku demiyorum!   Ne bileyim Dünya’yı da fethedemezsin belki ama bir kaç saniye içinde duygularımı ele geçirebilirsin..

Olmaz deme, olur.

Denemeden bilemezsin. .

“Taşlama ‘” için bir yorum

  1. Hiç bir şeyin anlamı yok; O, senin duygularını fethetmeyi düşünmedikçe… Güzeldi daha sade ve anlaşılırdı. Benzetmelerin her zamankinden daha tutarlı ve etkileyiciydi.. Kısacası beğendim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir