the silk demise

bir şehir yaksak öldürmeden insanları..
önce ruhlar ve gözler desek..
kadınlar ve çocuklar kalıp kahraman olsa..
için içini ateşe versek
kaç anı yok olur ki bu yangında
kaçında kaybolur insan
kaçından kurtarmak ister
kaçıyla yanıp kül olur..
yangınlardan arta kalan külleri yalamakla geçiyor zaman..
zaman bir yangını yelkovanla birlikte geçiyor şimdi..
deliliğin resmiydi hani bu..
bir çakmak yeterdi akıllanmaya hani?
ben korkarım ateşten biliyorum.
ama çocukken yaktım evin bütün perdelerini
çocukken..
ben
korkardım.. ama şimdi!
içime in!
eksik kalmış, yanlış olmuş bütün zamanları düzelt
kurtar beni!
10
9
8
7
6
5
6
7
8
9
10
bitimsiz sayıları sunma önüme..
başladığım yere dönmek istemiyorum işte!
bir şehri boyayalım hadi
hangi renk olacağı kimin umrunda ki
değişsin birşeyler
değişsin insanlar
bu şehri yerle bir edelim hadi!
taş taş üstünde kalsın boşver, kalabilirse eğer..
birileri içimdeki şu öfkeyi alsın yoksa bütün kemiklerimi kırıcam
birileri şu duvarları yıksın, faylar kırılmak üzre..
şimdi şurda bir şehri alev alev yakalım
karşısına geçip gülelim..
delirelim..
sıyrılsam şu dünyadan desem, dünya bırakmıyor sırtımı
kazınamıyorum derimden
derim
dünyam..
azalıyorum..
ölüyorum
nefes al
1
2
3
4
5
6
.
.
.
neydi gerisi ?
başım dönüyor..
sayılar..
sayılar başımı döndürüyor
iyi bir tedavi değilmiş konuşmak
neden anlamıyorlar..
sussak! susalım…
çık çıkmasın
düşmesin hiç bir yaprak dalından
kırılmasın hiç bir kalp..
şehri boyayalım..
pembe mi olsun
mavi
yeşil
beyaz
???
güneş açsın
yıldızlarda parlasın gündüz gözü
kimin umrunda
ay düşsün
venüs yalnızlığına küssün
dünya patlasın!
patlasın..
pat!
1
2
3
4
5
6
.
.
.
6
5
4
3
2
1
başladığım yere dönmek istemiyorum, hayır!
az önce adımladığım yolları yalamak istemiyorum
az önce tükürdüğüm hiç bir yüzden özür dilemek istemiyorum
tükürdüm..insanlara..
yüzlere..
niye?
canımı yaktılar..
izin veriyorum
yakıyorlar
farketmiyorum
ama
yanıyor..
izin veriyorum !
beynim patlıyor..
dünya?
patladı o!
ben
şimdi
1
2
3
.
.
nefes
nefes
nefes
.
.
4
5
6

neydi gerisi….
ben
sıradan,
sırlı,
sınırları sınırlı..
ben
yaktırıyorum canımı
sonra sivri olan herhangi birşeyi derime batırıyorum
izler..
izlerim var
her delilikten arta kalan
6
5
4
3
.
.
yanıyor canım uzaktan
uzak olan her insandan
şehirler yanıyor
boya kokusu karışıyor dumana
dünya patlıyor
uzaklarım yakınıma düşüyor
canım yanıyor
eller..
herkesin eli herkeste
eller yürekleri! yürekler herkeste!
yangın büyüyor
delilik ilk günkü gibi
doğmadım ben
düştüm rahimden yanlışlıkla
yanlışlıkla yaktım perdeleri
yaktılar canımı
düştüm
düşünce yandı canım
1
2
3
4
.
.
.
bu arada birşeyler vardı..
dokundular..
ellere..
yüreklere
kaçta kaldım..
sayılar..
nefes al
nefes
nefes
dinle
sus
konuş
yak
sıyır
sıyrıl
şehirler yanıyor..
önce kadınlar ve çocuklar demeyi unuttum
özür dilerim..
gözlerinizi alın da gelin..
canımı yaktılar
daha öncede defalarca söylemiştim..
zaten daha önce defalarca canımı yakmışlardı
onların bir suçu yok
ben izin verdim
canımı yakmalarına izin veriyorum..
sayılarım var benim
sayılar
10
9
8
7
6
.
.
bişe bişe..
nefes al ver
al
ver
al
verme
kalsın içinde
dedim
öldüm
boğuldum
dünya sırtımdan sıyrılmıyor
dünya derim.. derim..
ellerim..
yüreğim..
şehirler yanıyor..
deliriyoruz..
biz..
siz ve ben yani..
nefes..
al
ver
almadan
ver
olmuyor
say
1
2
3
4
5
5
5
.
.
neydi
..
uzaktalardı..
çoklardı
geldiler
gitmedim
sonra onlar gitti
isim mi
kimin umrunda ki
onlar geldi ben gitmedim onlar gitti
ben bi şehir yaktım..
vücudumda izler..
boya kokusu..
.
.
.
sus.
.
.
nefes
sayı
can
yandı!
ben sıradan sınırları sınırlı olan biri ben herhangi biri..
uzaklar yakın olmadı diye delirdim..
sayıları sundular önüme.. saydım!
nefes al dediler aldım.. ver demedikleri an öldüm!
ben şehirleri yakan sayılar sayan bir ölüyüm..
canlıyım desem!
ölmüş canlı..
canlı ama ölmüş..
ne değişir ki..
elmaya armut diyebilirsiniz.. kimse size bakmaz.. umursamaz
ben şehirleri boyadım..sonra yaktım.. sonra sayı saydım..
başladığım yere döndüm..
nefes aldım..
verdim de üstelik..
ama kaç kez ölebilirim ki
ölmüşken defalarca..
defalarca ölmüşsem
daha kaç kez olabilir ki bu!
olsa da farkeder mi ki
his!
ben sayılar sayan kendi canını yakan herhangi biri
susan
konuşan
derisinde izler olan ben
uzaklardan yandı canım defalarca..
izin verdim..
tutkuyu tutup, tutturdum saçlarıma..
en sevdiğim elbisemi giyip
yaktım bir şehri..
sonra saymaya başladım
ara da bir nefes aldım.

”sırtımdaki kanatları
tırnaklarınla açığa çıkar
kanata
kanata
kanatlandır beni.”

“the silk demise” üzerine 2 yorum

  1. Denizin delisinin delisi oldum şimdi!
    Ne kadar geç fark edilmiş bir şiir bu!
    Ne kadar güzel bir can ağrısı…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir