Ve sen en çok, doğduğun gün güzelsin.

Bazı geceler bitmez. Bazı gündüzler gelmez. Bazı mevsimler gridir. Bazı trenler gitmez. Bazı istasyonlar kavuşmak içindir. Bazı saatler geçmez. Bazı aşklar çok güzeldir (sen). Bazı ayrılıklar yeniden gelmek içindir. Bazı eller sadece öpülür. Bazı gözlere ölünür (senin). Bazı şarkılar bin sene dinlenir. Bazı şiirler yarım kalır. Bazı adımlar hep onadır (sana). Sana olmayan adımlar hep boşadır. Bazı nefesler boynundan alınır. Bazı rakılar sabah içilir. Bazı çaylar rakıdan sonra.

Bazen, aldığın nefesin ciğerlerine dolduğu yerde saklanıp sen elma diyene kadar saklanasım geliyor. Bazen de sığmıyorum dünyaya. Bazen, bir fırtına olup seni inciten her şeyi yıkasım geliyor, Bazen de verdiğin nefesin havada bıraktığı titreşim beni yıkıyor. Bazen, seni o kadar çok özlüyorum ki adımlarım büyüyor yanında olmak için. Bazen de kendime takılıp düşüyorum olduğum yere. Bazen, başımı bir tanrının omzuna yaslıyorum. Seni anlatıyorum. Seni anlatırken içim geçiyor. İçim senden geçiyor, gözlerinin değdiği, dokunduğun, öptüğün, seslendiğin her şeyden. Gözlerimin önünden geçiyor. Herkes geçiyor, her şey geçiyor, zaman geçiyor. Sen, geçme! Olduğun yerde kal. Yanımda kal! Çok yakıştın oraya! Çok güzelsin orada!

Beni, kendini, dünyayı, gözlerinin değdiği her yeri güzelleştirmekte üstüne yok! Hep böyle, hep benim kal olur mu?
İyi ki varsın. İyi ki doğdun! İyi ki seni seviyorum!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir