Yalnızlığın anlaşıldığı anlar

Her sabah iki kişinin kalktığında denizi gördüğün yerden, denizsiz bir şehire geldiğinde duyulan hüzünle karışık duygudur.Üstelik sarılcak kimse yoktur yanında. Dayanamayacağın kadar gerçektir!Kendini gizlemeye ihtiyaç duymadığı anlarda… İnsan aslında hep yalnızdırya ama bunu kabul etmek istemez. Anlar vardır çevrende yüzlerce kişi olduğu halde yalnız hissedersin.

Telefonun bir hafta boyunca hiç çalmamıştır mesela.Neydi telefonun melodisi? Sen birilerini aramak istediğinde rehberde arayacak kimsenin olmadığını farkettiğin anlardır.Gelen kutusunda Turkcell” in attığı mesajları görürsün ard arda sıralı olarak. Evde, yaptığın işi bırak.. başını kaldırıp derin sessizliği hissettiğinde biran duraksarsın.. Diğer odada ki sineğin sesini duyduğun andır.

Aynaya bakıp gülümsediğinde,bu gülümsemenin kimse tarafından görülmediğini, nedensiz sevincini bile kimsenin paylaşmadığını hissettiğin anlardır. Haliyle yüzündeki gülümseme aniden söner.Aynaya, gözlerinin içine korkunç bir gerçeğin farkına varmış gibi bakarsın.Sonra da bu gerçekten kaçmak istercesine, aynı filmlerde oldugu gibi başını başka bi yöne çevirirsin.

Boy aynasına sarılmak istersin..

Akşam boş eve geldiğinde yemeğini ısıtıp yerken ilk lokmayı yutamamana sebebiyettir.Filmler biriktirmişsindir sevgiliyle izlemek için.

Arkadaş ortamında gelir bulur seni.Onlar eğleniyorken sen tek başına gökyüzünü izlemeye çıkmışsındır.*

Yağmura hedef olmaya çalışırken şemsiyenin altında el ele tutuşup giden çiftleri gördüğünde sorarsın kendine: acaba nereye..

Sinemaya gidersin.Arka sırada oturan çiftin öpüştüğünü görünce din, iman, ahlak elden gidiyor diye basmak istersin yaygarayı… Çıkışta önündeki ailenin bir ferdiymiş gibi yakın durmak en ezik belli
edişidir kendini.

Yaşadığımın farkında olan birileri var mı?

(Ekşi sözlük “yalnızlığın anlaşıldığı anlar” entry sinden esinlenerek yazılmıştır)

“h4cky0u”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir