YANGIN ORTASINDA BİR AN

Sadece basit bir rüzgardı, küllerini etrafa savuran. Sadece basit bir rüzgardı, küçük bir kıvılcımı devasa boyutlarda bir yangına ulaştıran; basit görünen bir olayı karmaşıklaştıran.

Küçük bir kıvılcımla vücudunun tüm hücrelerine işlemişti ateş. Gecenin gizemini bozan yangın, gündüze yanıyordu şimdi. Kaynamaya başlamıştı artık kanallar ve nehirler ve denizler ve hatta okyanuslar…

Cehennem sıcaklığının içinde dinlenmeye çekilirken yürekler, sessizliğin melodisi haykırıyordu acılarını gökyüzünün en uzak köşelerine. Yeryüzünü saran ısı, zeminde karışıklıklara neden olup kırılgan bir yapının oluşmasına sebebiyet verirken imkansız hale gelen nefes alış-verişler bir sis bulutuna dönüşen dumanlar arasında ölüm anını andıran bir hırıltıya benzeşiyordu.

Ölüm yaklaşıyordu etrafı saran yanmış saç ve kızarmış et kokularıyla. Sallanmaya başlıyordu cukurlaşmış gözlerde kurumaya yüz tutan yaşlar. Nehrin sularına karışıp uzaklarda bir yerlerde denizlerle buluşan gözyaşlarıyla birlikte yola koyulan cesetler okyanusun derinliğinde zamanın en bilinmedik noktalarına gömülüp kayboluyordu.

Geçip gidiyordu zaman!

Hüküm giymiş bir nehrin kıyılarına vasat bir şekilde akıyordu esnekliğini kaybetmiş olan hayaller. Geçmediği sanılan ’’zaman’’, hüküm giymiş bu nehirler üzerinde, su gibi akıp gidiyordu aslında. Ve zaman, anlamsızlığı giymeye başlıyordu üzerine. Yeni bir yüz ve yeni bir kimlik ile sahip olduğu hayatı, çıkarken masanın üzerinde bırakıp gidiyordu ardına bakmadan. Bu, onun için ne ölmekti, ne de yaşamaktı.

Hayat, içine düşmüş olduğu bu yangına teslim oluşuyla çoktan yok olmanın eşiğine gelmiş bulunuyordu. Kanalları ve nehirleri ve denizleri ve hatta okyanusları dolduran sular, buhar olup gökyüzünün en kuytu köşelerinde, boşluklardaki yerlerini alıyorlardı.

Zamanın içinde hala saklı duruyorsa o ceset, ateşlenen silahın üzerinde kalan parmak izleri bir delil olarak aleyhine kullanılıyorsa hala, bu durumda öldürülen vaktin katili sensin…(Yangına ithafen)

Zaman geçiyordu!
Zaman ölüyordu!
Zaman öldürülüyordu!

moerath thas

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir