Yazmamak Yalnızlaşmaktır!

Yazamayanlara” değildir bu sitemim; yazma kabiliyeti olup da, “yazmayanlaradır”…
Yazmamak “yalnızlaşmaktır” bir bakıma…
Yazmamak “konuşmamaktır”!
Yazmamak “başkalaşmaktır”, “bambaşka bir insan olmaktır”…
Yabancılaştırır” insanı kendine yazmamak; “yabancılaştırır” tüm hisleri, “yabancılaştırır” düşünceleri…
Çünkü yazmak “çoğaltmaktır hayalleri”, “iyimserlik sihri serpiştirmektir yarınlara”, “doğruyu hissedebilmektir”…
Doğru düşünmektir” yazmak, “doğru düşünebilmektir”…
* * *
Çok kızıyorum yazmayanlara, çok!
Bilgisini yazarak paylaşmayanlara çok kızıyorum!
Sessiz kalanlara da, “Ben düşüncelerimi söz ile ifade edebilirim” diyenlere de, böyle düşünerek yazma kabiliyetini hiçe sayanlara da kızıyorum çok!
Kabul etmiyorum kesinlikle!
Ve şöyle diyorum:
HAYIR!
Yazmalısın sen!
Yazarak” konuşmalısın!
Düşüncelerini insanlarla “yazarak” paylaşmalısın!
Üretmelisin, üretmeli!
Ürettiklerini “yarının insanlarına” armağan etmelisin!
Unutmamalısın ki, o Latin özdeyişinde söylendiği gibi:
Söz uçar, yazı kalır!
Bilmelisin bunu!
* * *
Şimdi, Ahmet Cemal‘in geçen haftalarda kaleme aldığı “Yalnız Kalabilme Özgürlüğü” başlıklı makalesindeki şu cümlesini birlikte okuyalım:
Gerçek anlamda uygar sayılabilecek toplumların hepsine ortak bir özellik: Üretmek için yalnızlığı seçmiş bireylerinin bu seçimlerine koşulsuz saygı duymak…
Yanlış anlama; yazmayanlara dair kullandığım o “yalnızlık” sözcüğü, bu cümledeki bahsedilen yalnızlık değildir…
Bahsettiğim “yalnızlık” başka benim…
Yazmayan insanın, içindekilerini dışa vuramamasından doğan duyguların oluşmasından kaynaklanan” yalnızlıktan bahsediyorum ben…
Tercihlerde hep bir ‘kararsızlık’ yaşatan” yalnızlıktan, “insanın ‘özgüvenini’ yitirten” yalnızlıktan, “bir bakış açısına saplanıp ‘diğer tarafa’ geçirtmeyen” yalnızlıktan…
Yazmak, “dökmektir içindekilerini beyaz kağıda”…
Kendine güvenmektir” yazmak…
Kendini yenilemektir”!
Korkmamaktır” da!
Korkusuzca eleştirmektir olup biteni”!
Düşünce özgürlüğünün olmadığı bir toplumda bile aykırı olabilmektir” belki de…
O yüzden yazmak “yürekliliktir”, yazmak “cesarettir”…
* * *
Yazmamak yalnızlaşmaktır!” dedim, yazımın başında:
Yazmamak başkalaşmaktır, yazmamak yabancılaşmaktır!
Unutma sakın!
İranlı şair ve yazar Sadi Şirazi‘nin ünlü deyişini yeniden anımsayalım:
İki şey karartır ruhumuzu!” diyordu, Sadi Şirazi:
Birincisi ‘konuşacakken susmak’, ikincisi ‘susacakken konuşmak’!
İşte, o yüzden yazmamak “KONUŞACAKKEN SUSMAKTIR”, “diyeceklerini dememektir”…
Son sözüm şudur sana:
Karartma o güzel ruhunu! Yaz yazabildiğin kadar!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir